22 Ocak 2010

Sayısal Bölüm Cevap Anahtarı ve Çözümler

Matematik: Cevap B. Çünkü bu zamanda kimse 800 lira maaşla ev geçindiremez. Bu yüzden Ayşe de böyle problemlerde falan rol alarak yan gelir sağlamakta ve ancak bu şekilde ay sonunu getirebilmektedir. Mesela 2000 lira kazanıyo olsa hiç uğraşmaz bunlarla. Parça başı çalışsa gider işine bakar. Maaşı ödenmiyosa da sağda solda iş arar. Bakın ne kadar mantıklı di mi çözüm? Bence herkesin B demiş olması lazım.

Fizik: Doğru yanıt A. Neden derseniz, bi insan bilimadamı da olsa böyle lakayt davranışlarda bulunup kendini elaleme rezil etmemeli. Biri elma atar tutar, öteki şebek gibi dil çıkarar, beriki cıbıldak halde topluma hamam tası sallar... Bu durumda işte Temel inisiyatifi ele almalı ve bu adamları bi kenara çekip efendi gibi uyarmalıdır. "Bakın oğlum hepiniz yaşını başını almış eşşek kadar adamlarsınız, yetmedi mi yaptığınız edepsizlik, ananız babanız sizi böyle görse ne der?" diyerek bunları kendine getirmelidir.

Kimya: Cevap B. Şimdi biz bu soruyu yazınca gidip şıkları teker teker denedik. A şıkkındaki şeyleri karıştırınca gazlı tarhana çorbasını icat ettik. Nasıl ki meyveli soda varsa bu da böyle tarhanalı soda oldu. Yakında piyasaya sürcez. C dekileri karıştırınca önce kolayı bulduğumuzu sandık ama karışımı içen arkadaşlardan biri kudurarak vefat edince gerçeği anladık. D şıkkında da nefis köfte malzemesi var yedik bitti. B şıkkındaki malzemeleri karıştırınca da büyük bi patlama meydana geldi ve doğru cevabın B olmadığını da anladık. Demek ki bu soruya ne cevap verirseniz verin eşşek gibi doğru kabul edicez.

Biyoloji: Doğru cevap D. Zaten ilk fanustaki fesleğen bunca varlığa rağmen yaşamayı beceremezse ya tikidir ya da emo. Ha ama yaza evlenecekmiş bu ot. Bu halde belki 1 seneyi rahat devirir ama evlendikten 6 ay sonrası için garanti veremem. 2. fanustaki ota mineralin, klorofolin kralını da verseniz iflah olmaz. Zaten 3 kuruş maaşla geçiniyor garibim. 3 aya kalmaz büker boynunu. 3. ottan ise ümitliyiz. Çünkü herif çorbayla besleniyor. Büyüklerimiz "batna ciladır çorba" demişler. Başlarda yadırgasa da sürekli ilginç şeyler izlediği için bünye bunu anlamayacaktır ve zamanla alışacaktır. 4. otun ise şu an bile nasıl yaşadığı büyük bir muamma. Bugün yarın köklerini diker havaya, öyle hayat olmaz.

Sözel ve sayısal sınavlarda en az 5 soruyu doğru yanıtlayıp cevap anahtarını bize gönderen izleyicilerimize sürpriz ödüllerimiz var. Adresimiz PK: 17 İkitelli / Bayburt

20 Ocak 2010

ÖSS Soru Bankası

"ÖSS'ye trt2gibiadam'la hazırlandım, kısmetse seneye bi daha gircem"
Haydi gençler! Alın elinize kalemi kağıdı, çözün testimizi, kaydırın cevapları, sonra da vay ben başımı nerelere vuram diye dövünün. Sayısal bölümü sunmaktan kıvanç duyar, şekilden şekile gireriz.

Matematik:

Ali'yle Ayşe'nin yaşları toplamı 38 olmasına rağmen A şehrinden B şehrine doğru yol almaktadırlar. Ancak A ilinin C ilçesinde yorulup vazgeçmişlerdir. Demek ki bu salaklar yolu yürüyerek almaya çalışmaktadırlar. Neyse hocam bunlar dönerken Ali Ayşe'ye hafiften yazılmaya çalışmış ancak Ayşe tarafından çok fena terslenmiştir. Çünkü Ali denen şahıs daha 7 yaşında bi velettir. Cebindeki para Ayşe'nin maaşının 1/17 si bile değildir. Bu yerden bitme minyatür 3 kuruş parasıyla kime yazılmaya çalışmaktadır? Zaten arada Ayşe'nin yaşı da ortaya çıktı, gıcık yapıyor kadın... Buna göre Ayşe'nin eline ayda ortalama kaç para geçmektedir?

A) İkramiylerle beraber nerden baksan 2000 lira

B) Yol+Yemek+SSK 800 lira net maaş. Ramazan bayramında da erzak peketi

C) Ayşe mobilya atölyesinde parça paşı çalışmaktadır. Ne kadar iş yaparsa o kadar kazanmaktadır

D) Ayşe'nin çalıştığı firma 5 aydır maaşları yatırmamaktadır

Fizik:

Bi Newton, bi Einstein, bi de bizim Temel laboratuvarda oturmuş kütle çekimi üzerine deney yapıyolarmış. Newton manavdan aldığı elmayı havaya atıp tutarken birden bire "şerefsizim yerçekimini buldum lan" diye haykırmış. Bunun üzerine Einstein de karadeliklerin ışığın yönünü değişterecek kadar güçlü bir çekimi olduğunu kara tahtada şak diye ispatlayıvermiş. Arşimet isimli meczup ise mevzuya dahil olmamasına rağmen, anadan üryan bir halde, elinde hamam tasıyla ortama gelince apar topar dışarı çıkarılmış. Peki bu olanlar üzerine bizim Temel ne yapsa beğenirsiniz?

A)Bu kendini bilmezleri bi kenara çekip konuşarak çekim gücünü ispatlamalı.

B)Mıknatısla bi kaç çiviyi çekerek "Lan sabahtan beri bunun için mi uğraşıyonuz?" demeli.

C)Nimetle oynayan Newton'u kınayıp, Einstein'i takdir etmeli.

D)"Bana bi kaldıraç verin hükümeti düşüreyim" demeli.

Kimya:

Coca Cola'nın formulü nedir?

A) Su (H2O), geğirten gaz (H2So4), tarhana otu (TrHn), biber salçası

B) Nar ekşisi, domates suyu (H2Do), helyum gazı (He2), tuz (NaCl)

C) Sprite, siyah boya, biraz da isot (IS2Ot3)

D) Ekmek içi, az yağlı kıyma, soğan, baharat, tuz (Anamın köftesi, yanıltma şıkkı)

Biyoloji:

4 ayrı fanusun içine fesleğen bitkisi yerleştirilerek bir deney yapılmaktadır. Bu fanusların ilkindeki ot, yemi suyu, güneşi eksik olmayan hali vakti yerinde bir ottur, askerliğini yapmış, işe girmiş, kısmetse bu yaz evlenecektir. 2. fanustaki ot ise Allah'a şükür rızkını çıkarmaktadır ancak tüm gün Serdar Ortaç dinletilmektedir. 3. ot sabah akşam işkembe çorbası içmekte buna mukabilen Discovery Chnannel izleyip çeşit çeşit bilgi edinmektedir. 4. fanustaki ot ise öyle ot gibi yaşayıp gitmektedir. Sabahtan akşama kadar internetin başındadır, dışarı çıkıp hava almışlığı yoktur. Bu bilgiler ışığında bu otlardan hangisi ya da hangileri kafadan 1 sene yaşar?

A) 1 ve 2

B) 1 ve 4

C) Yalnız 3

D) 1 kesin de 3 belki

Sözel Bölüm Cevap Anahtarı ve Çözümler

Türkçe: Doğru yanıt: D. Çünkü dikkat ederseniz efkâr yazarken zahmet edip a harfinin üstüne şapka işaretini koymuşum. Düşünün ki önce shift ve 3 tuşlarına beraber basmışım sonra da a tuşuna basmışım. E tabi benim bu nazik hareketim de Türkçe'nin gözünden kaçmayacak ve beni takdir edecek, haliyle kendini daha iyi hissedecektir. Diğer şıklar bi boka yaramayan saçmalamalardan ibarettir, kaale bile almayın bence.

Tarih: Doğru yanıt: D. Çünkü o yıllarda milletler boyuna savaştığı için askerlik normal yaşam şekliydi. Tam tersine diğer hizmetler zorunluydu. Yani insanlar 20 yaşına geldiğinde zorla bakkal, kasap, manifaturacı yapılır, şafağı doldurmadan da salınmazlardı. Mesela benim İspanyol büyükdedem sivilliğini Madrit'te kuruyemişçi olarak yapmıştır. Diğer şıklar ise tamamen laf olsun diye yazılmış, insanı yanıltmayı amaçlayan, nalet şıklardır.

Coğrafya: Doğru yanıt: D. Çünkü göz var izan var bilader. Adamlar şampiyonluğa oynayan gül gibi takımı dağıttı, yerine çocuk çombalak doldurdu. Sonra da çok koşan bi ekip kurduk dediler. Ulan koşmanın bi numarası olsaydı Sabri'yle İbrahim Üzülmez kral olurdu. Şimdi koca camia koşa koşa 2. lige gidiyor. Diğer şıkların da allah belasını versin. Burda takım dağılmış biz nelerle uğraşıyoz ya.

Felsefe: Doğru yanıt: D. Çünkü farkettiyseniz diğer 3 sorunun da doğru cevabına D demişim. Şimdi buna ayrı bişey yazıp takımı bozamayız. Alacaksanız set halinde alın. Zaten ben öbür şıklara da baktım ama pek içim ısınmadı. Böyle bi samimiyetsizlik var gibi. Yani ne bileyim, her an böyle 4 tanesi bi araya gelip benim bi doğrumu götüreckmişcesine bakıyolar sanki. Tırstım resmen. D iyidir iyi.

19 Ocak 2010

ÖSS Soru Bankası

"ÖSS'ye trt2gibiadam'la hazırlandım, kısmetse seneye bi daha giricem"

İşte yola bu sloganla çıktık ve kanalımızın sınav stresi yaşayan ÖSS adayları için çıkması muhtemel soruları derledik. Bu sene sözel, sayısal, şans topu, kıl yün ne varsa hepsinde ilk onu bizi takip edenler parselleyecek. Bugün sözel bölümü yayınlıyoruz sonra sayısalı da vercez. Uzman eğitimcimiz, 2004 ÖSS Çayırtepe Mahallesi 57. si Üzeyir Sefil sizler için hazırladı:

Türkçe:

"Dinleyin ulan develer! İstanbul'un en büyüğü benim. Baba takımının da haracını kestik. İstanbul'da bize posta koyacak adam kalmadı. Benim attığım dikişi kimse sökemez. Arnavut! Votkamla eriği çalıştır ülen." cümlesi nasıl düzenlenmeli ki, Türkçe eski sağlıklı, güzel günlerine dönsün?

A) Merhaba arkadaşlar, çalıyoz çırpıyoz ama iş de yapıyoz be. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Arnavut kardeşim, bi bardak su alabilir miyim?

B) Dinle ulan İstanbul! Sen mi büyüksün, yoksa rahmetli dayım Recep mi? Votkadan alkol komasına girip ölmeseydi seni nasıl yenerdi haberin var mı? Bana erik verin.

C) Beni dinleyin İstanbullular! En büyük deve az önce Münih uçağıyla yurdumuza giriş yaptı. Deve ayağının tozuyla yaptığı ilk açıklamada gümrüksüz votkayla halis Münih eriği getirdiğini söyledi.

D) Selamınaleyküm babalar. Harç kredimi kesmişler. Kalan parayı votkayla eriğe yatırdım. Posta pulu almaya yetecek para bile kalmadı. Benim efkârımı kimse gideremez. Kalkın Arnavut'un meyhanesine gidelim.

Tarih:

İpanyollar'la Fransızlar arasında 1422 yılında kız meselesi yüzünden başlayan kavga şiddetli bir savaşa dönmüş ve nice koçyiğitler bu gerzek savaşta heba olmuştur. Ancak yıllar geçmesine rağmen bir türlü sonlanmayan bu savaş, bahiste iddaa oranı 1.65 olan İspanya'ya 3000 altın yatıran Osmanlı İmparatorluğu'nun 1441 yılındaki müdahalesiyle sonlandırılmış, İspanyollar galip ilan edilmiş ve bu savaşa da tarihte "20 Yıl Savaşları" denilmiştir. Bu gerçekler ışığında ve o dönemin koşulları gözönünde bulundurulduğunda aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?

A) Sayıları yuvarlamak 15. yy.da krallık makamında kabul gören bir davranıştır.

B) Fransızlar ve İspanyollar arasında hatırı sayılır miktarda dangalak bulunmaktadır.

C) Alacak verecek meselesi de iyi bir savaş sebebi olabilir.

D) Avrupa'da askerlik önceden uzun dönemler için 20, kısa dönemler için 10 yıldı.

Coğrafya:

Güneş Sivas'ta, İzmir'e göre yaklaşık 45 dakika erken batmaktadır. Ama Sivaslılar sakın üzülmesin, oranın da çökeleği çok meşhurdur. Ayrıca havası suyu da öyle büyük şehir gibi değil bilader, adamın canına can katıyor. Ben mesela askerliğimi Sivas Temeltepe'de yaptım. Tezkereyi aldığım gün bi daha buraya gelirsem cümlealem beni rencide etsin diye de söz verdim kendime. Yemişim havasını suyunu hafız... İş bu veriler ışığında Sivas hakkında aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?

A) Sivas kuzey yarım kürede havadar bir enlemde yer almaktadır.

B) Sivas'ın bitki örtüsü merttir, yiğittir. Sivas'ın toprağında biten ayrıkotuna bile kurban olunur.

C) Sivas'ın temel geçim kaynağı çökelek ve nanteknolojik medikal ürün ticaretidir.

D) Sivasspor bu sene genç ve mücadeleci bir ekip kurmuştur.

Felsefe:

Hayatı boyunca pozitivist felesefeyi savunmuş, bu uğurda nice badireler atlatmış özü sözü bir filozof olan Markus Herberg, Müslüm Gürses'ten "Aldanma çocuksu mahzun yüzüne, mutlaka terkedip gidecek bir gün" adlı şarkıyı dinleyince psikopata bağlamış ve "Ulan vücudumda kafadan başka kesecek yer kalmadı, onu da kesip kurtulucam bu kahpe dünyadan, cigaralığı sigara diye içiyorum aq" diye naralar savurmuştur. Bu etkiye filozoflar camiasında ne ad verilir?

A) Bi büyük devirince Aristo bile gelse tanımam sendromu

B) Elin ulaştığı her yere jilet atma eğilimi

C) Arabeskte görülen pesimist iskelet

D) Yalan dünyanın yalan olduğu gerçeği

08 Ocak 2010

Cinsel Sağlık Saati

Uzmanlık dalında ünü dünyayı aşmış, yan gezegenlere sıçramış seksoloğumuz Prof. Dr. Gürbüz Şakir Organ yeni yılda sizlerden gelen mektupları okuyarak her türlü cinsel probleminize çare olacak. Artık kadınların başı ağrımayacak, erkekler bütün haftayı tek maçla idare etmeyecek. Çok acayip şeyler olacak çok. Sendeyiz Gürbüz.

Teşekkürler Pakize. İlk mektubumuz Samsun'dan, erotisyen rumuzlu izleyicimiz şöyle diyor:

"Merhabalar, ben 33 yaşında evli bir bayanım. Fakat kocamın benimle zerre ilgisi yok. Maalesef Anahaber Bülteni izleyerek tatmin olabilen bir kocaya sahibim. Herif akşam geliyor, haberleri izlerken artık neyden tahrik oluyosa olup rahatlıyor ve gece bana bişey kalmıyor. Önceleri haberi sunan kadın spikerden şüphelenmiştim ama adam Mehmet Ali Birand'ı bile izlese aynı. Yoksa benim kocam yüksek hayalgücü sayesinde düşünerek orgazma ulaşabilen bir denyo mu? 2 senedir yatakta kardeş kardeş uyuyoruz, artık aksiyon istiyorum. Nolur bana yardım edin.

Sevgili erotisyen. Kocanızın o gerilim dolu haberleri izleyerek doyuma ulaşabiliyor olması onun acı çekmekten zevk alan bir mazoşist olduğunu gösteriyor. Bu akşam kocanız geldiğinde televizyonu açtırmayın, elinize bir kırbaç alın ve masaya geçip haber sunuyormuş gibi yapın. Kocanız yeniden doğmuş gibi olacak ve ilgisini size yöneltecektir. Gerçi bundan sonra cinsel hayatınız baya bi değişecek. Komşularınız evinizden gelen "şırrraaaakkk" seslerine bir anlam veremeyecek ama evde de artık tek kale maç olmayacak. Gol atan kaleye oynanacak.

İkinci mektubumuz Manisa'da oturan pehlivan rumuzlu okurumuzdan gelmiş.

"Sevgili hocam selamınaleyküm. Ben ayıptır söylemesi cinsel organımın işemek harici fonksiyonlarını öğrendiğimden beri yerimde duramıyorum. Sabahtan akşama kadar seks düşünüyorum, cima etmek istiyorum. Ya bir insan cenaze evinde mevlüt okunurken bile etraftaki kadını kızı inceden süzer mi? Ben süzüyorum işte. İri yapılı bir insan olduğum için kimi hatun kişinin de dikkatini çekip beraber olabiliyorum ama kesinlikle yetmiyor. Zaten bulduğum bayanlar da aynı gün içerisindeki 14. birleşmeden sonra pes edip kaçıyor. Ya diyorum senin bişey yapmana gerek yok, olduğun yere uzan ben oyalanırım, ama ona bile dayanamıyorlar, bu şiddete damperli kamyon olsa dayanmaz diyorlar. Ne yapacağımı şaşırdım, kalorifer kazanından bile tahrik oluyorum artık. Bana yol gösterin.

Sevgili pehlivan, durumunu çok iyi anlıyorum. Sen aşırı hormon, kifayetsiz sekse bağlı olarak cinsel açlık çekiyorsun, yani azmışsın. Sana tavsiyem Bülent Ersoy'un makyajsız bir fotoğrafına 10 dakika bakmandır. Böylece seksten büyük ölçüde soğuyacaksın. Ama sendeki potansiyel enerji o kadar fazlaki, şeyinden kablo çeksek memlekette 20 sene elektirik kesilmez. Dolayısıyla sende yine hatırı sayılır bir şehvet enerjisi kalacaktır. Eğer ilgilenirsen elimde Samsun'lu, erotisyen rumuzlu, ihtiyaç sahibi bi bayan var. Ben sizi tanıştırırım ama kral bi akşam yemeğini yerim, ona göre.

Son mektubumuz Kırşehir'den gelmiş, bakalım uzuvgül rumuzlu izleyicimiz ne demiş.

"Sayın hocam ben geçen gayet ehl-i namus bir şekilde çarşıya çıkmış yumak yumak yün bakıyordum. O sırada adamın biriyle gözgöze geldim ve "çotanak" diye bir ses çıktı. Acaba kızlığım bozulmuş mudur? Bu yaşıma kadar cansiperane koruduğum namus vesikam geri dönüşüm kutusuna gitmiş midir? Kötü yola düşüp, orospu olmaktan korkuyorum, ne yapayım?"

Uzuvgülcüğüm malesef artık olan olmuş, giden gitmiş. Artık şu saatten sonra yapacak bişey yok. Öyle adamın gözüne gözüne bakarsan affetmezler, alıverirler böyle gazoz kapağını. Ama seni bu halinle de kabul edecek, işinde gücünde, babayiğit, pehlivan gibi birini tanıyorum. Kendisi Manisa'da oturuyor. Ben sizi tanıştırır, evlenmenize vesile olurum. Ama 2 tane burma bileziğini de alırım. Sen bunu bi düşün, bana tekrar yaz.

Efendim bir programımızın daha sonuna geldik. Herkese 5. sete kadar uzayan voleybol maçları gibi cinsel hayatlar diliyorum. Pekmez yiyin, bal yiyin, keçiboynuzu yiyin. Görüşmek üzere esen kalın.

06 Ocak 2010

Ekonominin Böğründen

Vatandaş aç, vatandaş sefillikten geberiyor, vatandaş en son geçen kurban bayramında et yemişti. Duyarlı kanalımız sizin için halkın arasına girip çarşının pazarın nabzını tuttu. Bizim gibi seçkin insanlar için halkın arasına karışmak çok zordu, ama bütün zorlukları göze alıp işe koyulduk. Önce Tepecik civarındaki pavyonları dolaştık ve esnafı dinledik.

Necmi Dümbük, Pavyon sahibi: Pavyon esnafı olarak inanın çok zor durumdayız. Alkola, cığaraya her gün zam yapıyo şerefsizler. E şimdi adam bütün parayı bunlara yatırırsa biz kimi söğüşleyecez? Herifte para yok ki soyalım. Bak bu kadar konsomatris boş boş oturuyor burda. Allah sizi inandırsın geçen kalabalık bi grup geldi yedi içti, 10 kişiden çıkan para 300 lira bile değil. Biz dayağımızı attık ama artık neye yarar, heriflerin yediği içtiği zaten 200 tuttu. Ben kalan parayla kirayı mı vereyim, dükkana mal mı alayım? Şimdi mecburen sizi soyacaz. Röportaj ücrete tabidir. Hesap 500 lira, 20 lira da kuver, eder 520. Haydar! Talip! Arkadaşlardan hesabı alın.

Yaşadığımız acı olay üzerine hemen oradan ayrılıp bir berber dükkanına girdik. Geldiğimiz sırada Posta gazetesinin verdiği bulmaca ekindeki bulmacaları çözen berber dert yanmak için bize vakit ayırdı.

Üzeyir Bidonjöle, Berber: Valla kardeşim işler bombok. Siftahsız kapattığım günler olmaya başladı. Şu bulmaca ilavesi olmasa çoktan aklımı yitirmiştim. Millet tasarruf yapacam diye traşından bile kısmaya başladı. Sırf berbere gelmemek için saçını uzatan var. Geçenlerde uzun zamandır dükkana uğramayan bi müşterimi gördüm. Adam bana görünmemek için karşı kaldırımdan yürüyodu. Heralde dedim berberini değiştirdi bu. Sebebini sormak için yanına gittiğimde ne göreyim? Rezalet bir traş, yamuk bir ense, dengesiz bir kafa. Aşkolsun dedim beni tercih ettiğin berber bu mu? Ben böyle deyince ağlamaya başladı, meğer evde makasla kendi kendine traş oluyomuş parasızlıktan. İçim acıdı hayrına ensesini düzeltip yolladım. Ama böyle giderse mesleği unutmam yakındır. Burdan sizin aracılığınıla yetkililerin anasına avradına düz gitmek istiyorum, saygılar.

Berberden çıkınca son durağımız olan Lacoste mağazasına gittik. Ekonomik kriz onları da vurmuştu. Firma tarihinde ilk kez kampanya yaptıklarını belirten mağaza müdürü Tuğberk Kasıntı, "Biz gereken özveriyi gösterip %5 indirimli kampanyamızı başlattık. Bakın şu güzelim mont 622 liraya düştü, yine yanındaki şık süeter 287 liradan satılıyor. Bence artık insanların yastık altındaki birikimlerini çıkarma zamanı geldi. Bu fiyatlara bu ürünler inanılmaz" diyerek sinirimiz bozdu. Biz de sabah pavyoncudan yediğimiz görkemli dayağın acısını bu ipneden çıkararak bir nebze olsun ferahladık ve turumuzu tamamladık. Programımız bitmiştir, herkes esen kalsın.

05 Ocak 2010

Şimdi Haberleri Veriyoruz

*Çıkmaya başlamalarının 40. zafer haftasını unutan genç erkek, sevgilisinin hışmına uğradı. Akşamın saat 8'i olmasına rağmen erkek arkadaşında herhangi bir hareketlilik gözlemeyen ve bu önemli günü unuttuğuna kanaat getiren çılgın kız sarf ettiği zalimce sözleriyle zavallı erkeği caddenin ortasında adeta yerin dibine soktu. Yaklaşık 45 dakika boyunca birbirinden ağır ve alakasız laflara maruz kaldığı için şuurunu kaybeden, nefes alamayan ve hiç bir şekilde araya girip karşılık veremeyen genci çevre esnaf ve yoldan geçen vatandaşlar kurtardı. Olay yerine intikal eden itfaiyenin su sıkarak ancak ekisizleştirdiği kız geceyi karakolda geçirdi. Bunca çileye rağmen neden o kızdan ayrılmadığı sorduğumuz mazoşist genç "Çok seviyorum abi" diyerek karşılık verdi.

*Maliye bakanı, devletin kasasından gizlice 20 lira çalarken yakalandı. Aniden enselenince ne yapacağını şaşıran ve parayı ışığa doğru tutup kontrol ediyomuş gibi yapan maliye bakanı malesef inandırıcı olamadı. Daha sonra parayı aldığını kabul eden bakan "O kadar çok parayı görünce birden kendimi kaybetmişim, aldım ama 5 gün sonra maaşlar yatınca geri yerine koycaktım valla" demesine rağmen bakanlar kurulu kabinesinden kovulmaktan kurtulamadı. Bu olay üzerine devletin kasasının anahtarının bundan böyle başbakanda durmasına karar verildi. Artık para lazım olunca kasayı açıp o verecek parayı.

*Belediye otobüsünde facia. Ağzına kadar dolu olmasına rağmen sürekli yolcu alan otobüs şoforü büyük bir faciaya yol açtı. Her durağa geldiğinde "Sağlı sollu ilerleyelim beyler, arkalar boş" diyen ve böyle böyle 600 yolcu alan otobüs şoförü bir süre sonra durumda bir gariplik olduğunu hissedip aşağı inince feci manzarayla karşılaştı. Her binen yeni yolcunun önündekini ittirmesi sonucu arkası patlayan otobüsten düşen yolcuların caddeye saçıldığını gören şoför Gürbüz Şanzıman, olayın şokuyla "Düğmeye basmazsan tabi durmaz bu otobüs" diyerek etrafındakileri şaşırttı.

30 Aralık 2009

TRT2GİBİADAM Yılbaşı Program Akışı

07:00 - Telefonun alarmının çalması ve hemen akabinde 5 dk. erteleyiş
07:05 - Telefonun bi daha çalması ve yine erteleyiş
07:10 - Telefonun tekrar çalması ve sağlam bir küfürle beraber açılış
07:15 - Belgesel - Orman Ahalisini Haraca Bağlayan Kaplan Sürüsü
08:00 - Nihat Doğan'la Dezenformasyon Nitelikli Haber Bülteni
08:15 - Belgesel - Yılbaşını Yalnız Geçirmemek İçin Sosyalleşme Çabası Güden Gencin Dramı
09:00 - Röportaj - 42 Senedir Yılbaşını Evde Dansöz İzleyip Kuruyemiş Yiyerek Geçiren Emekli Amcayla Konuştuk
10:00 - Kültürlenelim Sanatlanalım - 3 Süper Film Birden Gösteren Sinemaların Türk Sinema Kültürüne Etkisi
10:30 - Yılbaşında Ne Yiyelim - Satılmış Usta Hindi Sevmediği İçin Bizlere Bulgur Pilavı ve Pırasa Yapacak
11:30 - Seynan Levent'le Öğlene Doğru - Saat 12 Olsa da Yemek Yesek
12:00 - Mahmut Tuncer'le Öğle Haberleri ve Gündemden Kopuş
12:30 - Öğle Yemeği Sonrası Uyku Bastırması ve Necefeli Maşrapa Gösterimi
13:00 - Kanal Çalışanlarının Topluca Yılbaşı Alışverişi Yapması ve Necefeli Maşrapaya Devam
14:00 - Müzik Saati - Nihat Doğan, Mahmut Tuncer ve İzzet Altınmeşe Birlikte Stairway to Heaven'ı Seslendirecek
14:02 - Led Zeppelin Üyelerinin İçine Sebepsiz Bir Sıkıntı Düşmesi
14:10 - Kanalımıza Polis Baskını - Mahmut Tuncer ve İzzet Altınmeşe'nin Gözaltına Alınması, Nihat Doğan'ın Kayıplara Karışması
14:15 - Yılbaşı Kutlamak İçin Mekan Önerileri - Dayımlara Gidelim, Belediyenin Meydandaki Kutlamasına Gidelim, Arkadaşlarla Dışarı Çıkcaz
15:00 - Burhan Çaçan'la Hakk'a Doğru
15:30 - Yeşilçam'dan Ateist Filmler Kuşağı - Dinsiz Olduğunuz Kadar İmansızsınız da
14:00 - İbrahim Tatlıses'le Yeniyıl Üzerine Sohbet- Yılbaşı Temmuzda Olsa Ne Güzel Karpuz Yerdik
15:00 - Yerli Dizi - Benim Karım Hanginizdi Lan? (2458. bölüm)
16:30 - Seynan Levent'le Akşama Doğru - Mesai Bitse de Gitsek
17:00 - Süleyman Demirel'le Felsefe Sohbetleri - Felsefeden Anlamam Ama Filozoflara Saygım Vardır
18:00 - Yörelerimiz Türkülerimiz - Evlerinin Önü Tekel Bayii, Urfa'nın Etrafı Komşu Vilayetler ve Suriye, Siyah Giyme Kıl Olur Beyaz Giyme Yün Olur, Bir Of Çeksem Karşıki Windows Çökülür
19:00 - Ana Haber Bülteni
20:00 - Yılbaşı Eğlencesi Özel Programı
20:10 - Bacak Kadar Boyu Olan Çocuk Kolasının İçine Leblebi Atarak Kendi Çapında Eğleniyor
20:30 - Sibel Can, Kibariye, Ferhat Göçer ve İzzet Yıldızhan Şarkılarıyla Herkesi Coşturuyor
22:00 - Biraz da Gülelim - Dünyanın Dört Bir Yanından Derlenmiş Komik Görüntüler
22:15 - Biraz da Dövelim - Serdar Ortaç'a Meydan Dayağı Atılması ve Anlık Bir Huzur Gelmesi
23:00 - Yılbaşı Dansözünün Ekrana Çıkması ve Bazı Kıvrak Figürler
23:30 - Türkiye'de Yeniyıl Heyecanı Görüntüleri - Konya Ovası'na Canlı Bağlantı ve Akabinde Yayının Hemen Sonlandırılması
23:59 - 10...9...8...7...6...5...4...3...2...1...Sıfııııır, heeeey, yaşasııın yeniyılyeniyılyeniyıl herkese kutlu olsun
00:00 - 10 Saniye Önceki Heyecanın Aniden Yok Olması
00:15 - Türkiye'nin Dört Bir Yanında Patlayan Havai Fişeklerin Toplu Gösterimi
00:30 - Viyana Flarmoni Orkestrasından Seçme Eserer - Aydınlanma Çağının Gülü Gotik Dönem Bülbülü, Burjuvaysam Günahım Ne, Halay Potbori
01:00 - Çocukların Daha Fazla Dayanamayıp Kanepede Uyuyakalması
02:00 - Hadi Şu Ufağı da İçip Bitirelim Ziyan Olmasın
03:00 - Son Dubleler, İstiklâl Marşı ve Kapanış

28 Aralık 2009

Tarihteki Gereksiz İcatlar

Kanalımızın önde gelen tarihçilerinden Hüsnü Selezeytin siz değerli izleyicilerimiz için tarihin tozlu sayfalarına girerek çok önemli bir araştırmaya imza attı. Neden erken kalkıyoruz? Neden kravat takmak zorundayız? Bu tarihin sayfaları neden hep tozlu, hademe yine nerede kaytarıyor? Hepsi bu araştırmayla ortaya çıkacak. İşte size gereksiz icatlar ve işte bunları icat eden alçak, namussuz, ırz düşmanı mucitler.

Sabah Erken Kalkmak: Sabahın kör vaktinde, o sıcacık yatakta, daha uykunun yarısı henüz geçilmiş, şapşahane bir rüyanın ortasında rol almaktayken birdenbire telefonun iğrenç alarm sesiyle uyanıp işe gitmek, Yozgatlı bir emekli albay olan Muharrem Mukavemet (M.S. 157 - M.S. 211) tarafından icat edilmiştir. Herkesin kafasına göre kalkmasına rağmen öyle ya da böyle günün 8 saatini çalışarak geçirebildiği zamanlarda bu durumu kendine dert eden albay Muharrem, "Böyle bi disiplinsizlik olmaz efenim, ağamızın keyfi gelecek de kalkıp işe gidecek, yok öyle şey" diyerek sabah 6 da kalkmayı öngören bir talimatname hazırlamış ve o zamanki krala sunmuştur. Kral kendisine uyku mahmurluğu esnasında gelen bu öneriyi tam olarak inceleyemediği için iyi bişey sanıp kabul etmiş ama ne bok yediğini ancak öğleden sonra kendine gelince anlayabilmiştir. Krallık makamı da öyle şakaya gelir bi makam olmadığı için uygulamayı geri çekememiş ve öylece kalmıştır. Bunu gören diğer krallıklar da birer birer erken kalkmaya başlayınca iş iyice kontrolden çıkmış ve maalesef günümüze kadar uzanmıştır.

Kravat: Giyim kuşam konusunda insanlığa zerre katkı sunmayan gereksiz bir aksesuar olan kravat, Kuzey Almanyalı bir terzi olan Beckenbauer (1272 - 1331) tarafından icat edilmiştir. Basma fistan yapmak üzere toptancıdan 10 top çiçek desenli kumaş alan Beckenbauer malları depoya yerleştirir ancak ertesi gün geldiğinde kumaşların üstüne yer yer halis Münih pekmezi damladığını görünce adeta kafayı sıyırır. O vakitler pekmez lekesini çıkaran bir deterjan olmadığı için mağdur terzi kumaşın temiz kalan küçük parçalarından bir şey yapmaya karar verir ve kumaştan ince uzun şeritler keserek ilk kravatları yapar. Hem hükümetle hem de belediyeyle yakın ilişkileri olan bu fırsatçı herif hemen bir kılık kıyafet genelgesi yazıp belediyedeki tanıdıkları aracılığı ile kravatı zorunlu hale getirmiş ve günümüze kadar milyonlarca erkeğin çile çekmesine sebep olmuştur.

Dantel: İlk örneklerine Kütahya'daki kasaba pazarı kalıntılarında rastlanan dantelin yöre kadınları tarafından icat edildiği sanılıyor. O vakitler yerli dizi olmadığı için ev işlerinden arta kalan zamanlarda ne yapacağını bilemeyen ev hanımları amaçsız bir şekilde dantel örmeye başlamış ve yaptıkları onca işleme de boşa gitmesin diye bu dantelleri oraya buraya kondurmuşlardır. Başlarda zararsız ve sevimli görünen bu danteller bir süre sonra çığrından çıkmış ve evin yarıya yakınını kaplar hale gelmiştir. Her ne kadar sonradan dantelin hiç bir işe yaramayan, sadece televizyonun üstüne örtülerek ekranın bir bölümünü görmemizi engelleyen gıcık bir icat olduğu anlaşılsa da emeklerinin zayi olmasını kendilerine yediremeyen Birleşik Dantel İşçisi Kadınlar Sendikası üyesi kadınların kararlı tutumu yüzünden bu danteller maalesef günümüze kadar uzanmıştır. Son günlerde elektronik eşyaların çeşidinin artması nedeniyle eskisi kadar rahat dantel kullanılamıyorsa da hala bir grup ev hanımı bu geleneği sürdürmekte ve dizüstü bilgisayarları bile dantelle kaplamaya çalışmaktadır.

21 Aralık 2009

Rüya Tabirleri

Baktık ki kanalımızın akademik kesime hitap eden entelektüel konsepti halka inmemize engel oluyor biz de yayın akışımızda değişikliğe gitme kararı aldık. Biz dediğim de 1 kişi (ben) var sadece. Önce evlendirme programı düşündüm ama arada ben de gümbürtüye giderim, sülalenin yaşlı teyzeleri beni karambolde biriyle başgöz eder diye vazgeçtim. Mehmet Ali Erbil'i getireyim dedim param yetmedi, e Flash TV kadar da yerlerde sürünmek istemeyince rüya tabirinde karar kıldım. Alın okuyun, rüyanızda gördüğünüz şeyin ne anlama geldiğini güvenilir kaynaklardan (o da ben) öğrenin.

Karpuz: Rüyada karpuz görmek kişinin geçen yazı tatil yapmadan geçirdiğine delalettir. Ha diyeceksiniz ki geçen yaz geçmiş gitmiş, rüyanın bana hayrı nedir? Bu, eğer bu yaz da parayı çarçur edip biriktiremezseniz gelecek yazı da evde alşam karpuz yiyerek geçireceğinize dair bir uyarıdır.

Nihat Doğan: Rüyada Nihat görmek hiç de iyiye alamet değildir. Tam tersine ızdırap dolu günlerin başlayacağının habercisidir. Hele de Nihat'ı karpuz yerken gördüyseniz hepten babalara geldiniz. Sizi ancak o rüyanın panzehiri kurtarır. Bunun için allem edip kallem edip rüyanıza Abdüllatif Şener'i sokmanız gerekir. Abdüllatif, o mülayim bakışlarıyla Nihat'ı etkisiz hale getirecek ve durumu normalleştirecektir.

Rüya Görmek: İnsasnın rüyasında rüya görmesi çok acayip bişeylere delalettir. Matrix gibi, Geleceğe Dönüş gibi, Uzaylı Zekiye gibi bişeydir. Eğer başınıza böyle bişey gelmişse en yakın Nihat Doğan'a gidin ve eşşek gelecekten dönünceye kadar dövün. O zaman bu hayırlara vesile olcaktır.

Uçan Tekme: Rüyada uçan tekme atmak çok güzel şeylerin olacağına delalettir. Kişi rüyayı takip eden 3 ay boyunca hiç yağmura yakalanmayacak, hiç otobüs kaçırmayacak, hiç burnunu karıştırırken yakalanmayacak ve yerde 10 lira civarında bir para bulacaktır. Ama 3 ay sonra rüyanın etkisi geçeceği için önleminizi almayı unutmayın.

Gülle: Rüyada gülle görmek güllerin içinden güle güle gelen gül yüzlü sevdiceğe delalettir. Kişi bu mutlu tesadüfün ertesinde gülle atma dalında olimpiyatlarda ülkemizi temsil edip altın madalya kazanarak gururumuz olacak ve bayrağımızı göndere çekecektir. Ancak bu mutlu günler rüyada Nihat Doğan'ı gülle atma yarışlarında karpuz atarken görünce hazin bir şekilde bitecek ve kişi eski, sıradan günlerine geri dönecektir.

Harem: Kişinin rüyasında haremde birbirinden güzel hatun cinsinden kadınla zevk-ü sefa ederken bir yandan da kendisine uzatılan muzdan ısırması o kişinin kıçının açıkta kaldığına delalettir. Muhtemelen yorgan üzerinizden sıyrılıp yere falan düşmüştür. Yorganı tekrar örtüp rasyonel rüyalar görmeye çabalayın.

16 Aralık 2009

Bunları Biliyor muydunuz?

*Kaldırımda yürürken üstüne bastığınızda birden altından su fışkıran karo taşlarının, vatandaş mağdur olsun diye belediye tarafından bilerek öyle döşendiğini,
*Patates, domates, soğan yerine "patatyas, domatiyes, soğayn" diye bağıran seyyar satıcıların aslında hiç bir konuşma probleminin olmadığını, sadece şehrin ortasında bağırabilmenin getirdiği özgüvenden ötürü mantık kaybı yaşadıklarını,
*Elinde megafon bulunan bir trafik memurunun günlük mesaisi sırasında ortalama 53 kere "bekleme yapma" dediğini, bu alışkanlığının akşam eve gidince de devam ettiğini, "hanım bekleme yapma sofrayı getir" dediğini, kabuslarından "bekleme yapmayın laan" diye uyandığını
*Aslında "bekleme yapma" nın çok saçma bir kalıp olduğunu, türkçe öğretmenlerinin ömründen, bu anonsu her duyduğunda 3 dakika gittiğini,
*Balıkların sanıldığı gibi 5 saniyelik bir hafızaya sahip olan aptal hayvanlar olmadığını, bu seneki öss'de bir hamsinin bilkent üniversitesi makina mühendisliğinin burslu bölümünü kazandığını,
*Beren Saat'in bir saat markası değil insan olduğunu, Ezel'in de kız değil erkek olduğunu (en azından ben yeni öğrendim, sizi bilmiyorum)
*Atatürk tarafından söylendiği iddia edilen "Türk şoförü en asil duygunun insanıdır" lafının gerçek olduğunu, bu lafın otomobil kullanırken çok asil bir hareket yapması üzerine Atatürk tarafından makam şoförü Hasan Ormanağası'na söylendiği ve Şoförler Odası tarafından sahiplendildiğini,
*Feysbukta, msnde şurda burda "millet deliye hasret ben akıllıya" ya da "alemin derdi ben olmuşum demek ki zamanında iyi koymuşum" gibi iletiler paylaşarak ilginç bir kişilik profili çizmek isteyen kişilerin aslında gayet tırt insanlar olduklarını,

biliyor muydunuz?

07 Aralık 2009

Şiir Saati

KRAL TV DİNLİYORUM GÖZLERİM KAPALI

Kral TV dinliyorum gözlerim kapalı
Soluklanmak için oturduğum çay bahçesinde
57 ekran televizyon bas bas bağırıyor
Serdar Ortaç'ın köşeli iğrenç sesi
Sanki beynime tecavüz ediyor
Mecburen dinliyorum gözlerim kapalı

Kulağa hoş gelen müzikler bana pek hoş gelmiyor
Askerdeyim, 200 er ve erbaşın arasında, gazinoda
Gülben Ergen son ses yardırıyor
Sanki ayağına inşaat çivisi batmış, anırıyor
Gözlerim kararıyor, siliniyor bilcümle nesneneler
Bende Kral TV dinliyorum gözlerim kapalı

Minibüsteyim, en arka koltukta oturuyorum
Zira arkada oturunca şurdan 1 kişi uzatır mısınız diyen olmuyor
Birden bire bir sıkıntı hissediyorum
Ferhat Göçer yüksek perdeden hücuma kalkıyor
Şoför radyonun sesini yeterli bulmamış
Mecburen Kral FM dinliyorum şuurum kapalı

Dürümcüde, pizzacıda, cafelerde her yerde
Tüm işletmeciler bir araya gelip ortak yemin etmiş gibi
Sanki bu konuda kanun hükmünde kararname varmış gibi
Kolunu büktüğümün memleketinde başka kanal kalmamış gibi
Silah zoruyla Kral TV dinliyorum gözlerim kapalı
Aradabir de Power Türk'e denk geliyorum bahtım kapalı

Evdeki Kanepe, 1962

30 Kasım 2009

Delikanlı, Mert ve Babayiğit Kişinin MSN Kuralları

Yaklaşık 2000 Kurtlar Vadisi izleyicisi üzerinde yaptığımız anketin sonuçlarını açıklamaktan utanç duyuyoruz ama yine de açıkılıyoruz. Buyrun okuyun:

Delikanlı adam;
-Titreşim göndermez, direkman pencereyi yıkar.
-Zorda kalmadıkça smile kullanmaz
-Eğer durumu dışardaysa, harbiden dışardadır, meşgul ise direk msn'i kapatır.
-Durumu hemen dönecek olduğu halde uzun süredir haber alınamamışsa mutlaka başı belaya girmiştir.
-Çevrimdışı göster durumunu kullanmamıştır kullanmayacaktır da. O ne lan öyle kolpacı kıvrak gibi.
-Bye kelimesi kullanmaz, "selametle"yi tercih eder.
-Asl pls gibi kısaltmalardan hazzetmez, kimsin nesin der ve tam cevap bekler.
-Siyahtan başka yazı rengi kullanmaz, pembe renk kullananları da engeller.
-Msn listesini; delikanlılar, delikanlı adayları, kıçı başı ayrı oynayanlar olarak gruplandırmıştır.
-Kullandığı ad, büyük harflerle yazılmış kendi adıdır ve yıllardır değişmemiştir.
-Sadece özel günlerde, bayramlarda ve aşk acısı çektiğinde kişisel ileti kullanır.
-Avatar olarak takım elbiseyle çekilmiş ciddi bir fotoğrafını kullanır. cep telefonuyla sağ üstten çekilmiş emovari fotolardan uzak durur.
-Mail göndereceği zaman reply to all a basmaz, herkese ayrı ayrı mail gönderir.

bu böyle biline.

24 Kasım 2009

Beyaz Perdede Bu Hafta

Geçen ekip olarak bir araya geldik ve bayadır sinemaya gitmediğimizi farkettik. Hem izleriz hem de film eleştirisi yapıp yayınlarız dedik. Hepimiz okumuş, etmiş, mürekkep yalamış insanlar olduğumuz avam sınıfının tercih ettiği filmleri sallayıp deneysel bi filme girdik. Şimdi filmin adını verip de kendisini burda rencide etmek istemiyorum ama bi daha deneysel filme gidersek 2 olsun lan. Resmen bi bok anlamadan geri çıktık.

Olay tam olarak şöyle oldu: Girdik filme ekipçe, oturduk izliyoruz. Bir durgunluk, bir sürekli bakışmalar, bir dalıp gitmeler sorma gitsin. Adam bir iç hesaplaşma yapıyor tam yarım saat. Bir cümle kuruyor, sonu gelinceye kadar başı fi tarihte kalıyor. Herkeste bir kasvet, bir melankoli. Bekle bekle olaylar gelişmiyor. Herifler evin salonuna girdi, filme ara verildi. Döndük geldik hala salondalar. Şerefsizler bi çıkıp hava alın lan, evden birini bakkala gönderin bari. Cam pencere de kapalı, yağlı ter kokusu ta burnumuza kadar geldi. Ama yok, o salondan çıkılmıyor.

Bu düşünceler içerisinde film ilerledi, ben hala aha şimdi biri ölecek, aha şimdi eve kamyon dalacak diye bekliyorum. Ama sanırsın sanki o gün mahallede nüfus sayımı var, sanırsın sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş. Herifler birbirinin suratına bakıp bakıp iç hesaplaşma yapıyor, çelişki yaşıyor, bir kaostan bir kaosa, bir depresyondan bir depresyona naber lan demeden atlıyor.

Biz de öyle koltukta mal müdürü gibi beklerken birden yazılar akmaya başladı. Ben filmin bittiğine inanmadığım için, belki birden yine salon sahnesine geri dönerler diye bi süre daha koltukta bekledim. Ama noldu? Resmen bitirmiş filmi kalleşler. Baktık herkes çıkıyo biz de kalktık.

Çıkışta da delikanlılığa bok sürdürmemek için gelmiş geçmiş en düzeysiz film eleştirisini yaptık. "Abi o vitrin o salona hiç iyi gitmemiş", "Masanın üstü neydi öyle ya hep dantel?", "Tekli koltuktaki herifi gördün mü lan? Hiç konuşmadı ne gizemli bir insan", "Zaten bu yönetmenin filmleri hep böyle sofistikedir", "Zaten filmin kesin bi anlamı yok abi, kişiye göre yorumlanır" lafları arasında otobüslere binip evlere dağıldık. Ama gel gelelim gerçeği de daha fazla saklayamadık. Kanal olarak mağduruz oğlum.

Kadın Çantalarından Çıkanları Derledik Volume 2

Siz değerli izleyicilerimiz için bu sefer de anneanne ve babaanne çantalarını karıştırdık. Araştırdığımız tüm çantalar ortalama 25 senelikti, 80'lerin ortalarında alınmıştı. aha da içinden çıkanlar:

-Çıtçıtlı para cüzdanı
-Şehirler arası otobüste verilmiş topkek (ufak toruna verilecek)
-Bir çift çorap
-Patik
-Ne olduğu anlaşılamayan minare yeşili bir bez
-2 adet muska
-Siyah iplik makarası
-5 numara örgü şişi
-Çeşitli renk ve ebatlarda yaklaşık 10 düğme
-İsmet inönü'nün resmi bulunan para
-Küçük bir poşet
-Tesbih ipi
-Başta tansiyon hapı olmak üzere renk renk ilaçlar
-Banka cüzdanı (bağ-kur maaşı için, ziraat bankasından açılmış)
-Tülbent
-Durmuş bir kol saati
-Üzerinde gençlik yıllarına ait fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı
-Yıllar önce lağvedilmiş bir kuruma ait sicil kartı

Haydi gençler! Siz de bakın babaannenizin çantasına, bakalım neler var?

19 Kasım 2009

Yıllık İzin

Yıllık iznimin bir bölümünü kullanacağım için internetle olan bağımı kâh kopartıyor kâh ihtiyacım kadar sınırlandırıyorum. E haliyle blogu da bir süre nadasa bırakıyorum. Ben yokken bloga yazı yazmak, park etmek ve buraya çöp dökmek yasaktır. İsteyen eski yazılanları okuyabilir. Lütfen blogu nasıl bulmak istiyorsanız öyle bırakınız. Hadi eyvallah.

15 Kasım 2009

Feysbuk'ta Gördüm Seni

Pop müzikte internet çağının sesi olmayı hedefleyen taze şarkıcılardan Resul Fankılab ilk albümüyle müzik piyasasına son derece gereksiz ve laubali bir giriş yaptı. Albümün hit parçası "Feysbuk'ta Gördüm Seni" yi, mevzubahis sitede eski sevgilisinin profiline denk gelmesi üzerine yaptığını belirten şarkıcı, şarkının melodisinin Oy oy Emnem'e çok benzediği yönündeki iddiaları sert bir dille yalanladı. Ama siz yine de o melodiyle okuyun:


Feysbuk'ta gördüm seni
Çok sosyal geldin bana
Sokakta mı büyüdün
Oy oy sevgilim
Ne garezin var bana
Ne garezin var bana

Albümde fotoğraflar
Fotoğrafta yorumlar
Asılmayan kalmamış
Oy oy sevgilim
Kim ulan bu adamlar
Kim ulan bu adamlar

Profil fotoğrafın
Hoş geliyor gözüme
500 kişi eklemiş
Oy oy sevgilim
Arkadaş listesine
Arkadaş listesine

Albümde fotoğraflar
Fotoğrafta yorumlar
Ben sana sulanayım
Oy oy sevgilim
Nedir bu hayvanlıklar
Nedir bu hayvanlıklar

Doğum günün gelende
Herkes bi şey göndermiş
Lan bir de ne göreyim
Oy oy sevgilim
Kutlayanlar herifmiş
Kutlayanlar herifmiş

Duvarında tebrikler
Tebrik eden erkekler
Ben burda kudurayım
Oy oy sevgilim
Seni ele versinler
Bana gelsin kurşunlar

13 Kasım 2009

Spor Haberleri

*Messi'nin Fenerbahçe'ye transferi son anda iptal edildi. Bir süre önce Barcelona kulübüyle bonservis için 4 çuval bulgur, 2 bidon süzme yoğurt ve 10 kilo pancarda anlaşma sağlayan Fenerbahçe, ünlü oyuncuya da asgari ücret+yol+ssk önermiş ve olumlu cevap almıştı. Ancak taraflar imza aşamasına geldiğinde Messi'nin bacanağının Türkiye'ye gelmek istememesinden ötürü transferden son anda vazgeçildi. Messi'nin bacanağıyla aralarının çok iyi olduğu, her akşam hanımı alıp misafirliğe gittiği, zaten bacanağının da Barcelona'da işlek bir caddede büfe işlettiği ve bu kurulu düzeni bozmak istememesi transferin olumsuz sonuçlanmasında etkili olduğu söyleniyor.

*Geçen hafta alınan Kayserispor yenilgisinden sonra çıkışa geçmek için takım olarak kenetlenen Kasımpaşalı futbolcular o şekilde kitlenip kaldı. Yeni bir ekip oldukları için nasıl kenetlenildiğini bilmediklerini o yüzden böyle düğümlendiklerini belirten Kasımpaşalı futbolcular, belediye ekiplerinin getirdiği sıcak suyun üzerine dökülmesi sonucu tekrar açıldılar. Kasımpaşa daha sonra antremana tek kale maçla devam etti.

*Camdan bir bloğun, buzdan bir pistin üzerinde kaydırılarak içiçe geçmiş yuvarlaklara gönderildiği ve iki kişinin pisti fırçalamak suretiyle bu bloğa yön verdiği curling adlı sporun dün düzenlenen müsabakalarını kahvede eurosport izleyen 20 kişilik bir grup bastı. Tam iki yıldır bu maçları izlemelerine rağmen daha tek bir kuralını dahi anlayamadıklarını ve bu durumun içlerine dert olduğunu söyleyen çılgın grup bir yandan cam blokları kırarken bir yandan da fırçaları ellerine geçirip sporcuları kovaladı. Kovalama esnasında buzda kayma sonucu kaseyi inciten saldırganlardan bazıları tedavi altına alındı. Saldırıya ilk tepki Curling Sporunu Kalkındırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Helmutt Olsen'den geldi. Bu elim saldırıyı kınadıklarını belirten Olsen "Sanki biz biliyoruz da mı oynuyoruz bu mereti? Ben de kuralları tam bilmiyorum ama izliyorum. Bence herkes herkesin fikrine saygılı olmalı, yoksa bu şartlarda memlekette Curling sporu gelişemez." diye konuştu.

*100 metre koşuda yüzakımız olan atletimiz Tayyar Diripling, Golden League yarışlarında 100 metreyi 4,5 saniyede tamamlayarak ömrü boyu atletizm müsabakalarından men cezası aldı. Sonradan görme olduğu kadar şuursuz da olan atletimiz Tayyar'ın bu cezayı almasında, parkuru, önceki yarışlardan kazandığı paralarla aldığı Bugatti marka spor arabayla tamamlamış olması en büyük etken olarak gösterildi.

12 Kasım 2009

Nikâh Masası 2.0 Çıktı

Nasıl ki çok tutan filmlerin 2. si çekiliyorsa, Ümit Besen de son albümünde çok beğenilen şarkısı Nikah Masası'nın yeni versiyonuna yer verdi. Bir ileri aşamaya taşınmış şarkının adı Halay Pisti. Biyruun:

Halay Pisti

Düğününe beni çağır sevgilim
İstersen halaybaşın olurum senin
Bu enerjik kim diye soran olursa
Herhalde erkek tarafından dersin sevgilim

Kerizin biriysem oynayamaz mıyım
Mendili coşkuyla sallamaz mıyım
Halaydan anladığım belli olsun diye
Bi kaç ilginç figür yapamaz mıyım

Halay pistine çıktın işte
Oturmaya mı geldik bu mutlu günde
Kafayı sıyırdım böyle sevince
Çek artık halayı otur biran önce

11 Kasım 2009

Türkiye'de Güzel Şeyler de Oluyor

Ülen bu memlekette hep millet birbirini mi doğruyor, sürekli cinnet hali mi var? Herkes bir trafik kazası sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmeyi mi bekliyor? Ay sonunu zar zor mu getiriyor, uçan süpermene borcu mu var? İbo şov sonsuza kadar mı sürecek, Mehmet Ali Erbil her vasat filmde boy mu gösterecek? Bitmeyecek mi bu vatandaşın çilesi? Elbet bitecek, Türkiye'de güzel şeyler de oluyor. Haber merkezimiz siz değerli izleyicilerimiz için yurdun dört bir yanından derledi:

*Dün öğle saatlerinde Kordon'da yürümekte olan birbiriyle ilgisiz 23 kişi aniden gaza gelip beraber halay çekmeye başladı. Halayla ilgili sorularımızı cevaplayan halaybaşı Nuri Çayırçimen "Valla ben öyle gelmiş oğlanı gezdiriyodum. Birden noldu anlamadım, kendimi elde mendil sallayıp tey tey diye zılgıt çekerken buldum. Heralde bi mutluluk patlaması oldu. Halay arkadaşlarımın hepsine çok teşekkür ederim" dedi.

*Serdar Ortaç artık müziği bıraktığını, bundan sonra albüm çıkarmayacağını, ömrünün geri kalanını tekel bayi işleterek geçireceğini açıklaması yurt çapında büyük sevinç yarattı. Sokağa dökülen vatandaşlar kalabalıklar halinde toplanarak yer yer trafiğin tıkanmasına neden oldu. Hatta 4 vatandaş ömrü boyunca alacağı en sevinçli haberi aldığı için zirvede bırakıyorum demek suretiyle canına kıydı.

*Kurban bayramında bu sene hiç sahibinin elinden kaçan kurban dehşeti yaşanmadı. Tüm kurbanlıklar bu sene aldıkları ortak karar gereği, kendi hür iradeleriyle kesilmeye razı oldu. Konuyla ilgi konuşan kurbanlık dana Ertosun Mööö; "Sonuçta insanoğlu da dininin gereğini yerine getiriyor, zaten hepimizin gideceği yer kara toprak değil mi? Bunu bile bile ipini koparıp yol ortasında koşturmanın ne anlamı var?" dedi.

*Süper ligde bu hafta yapılan tüm maçlar, tarafların dengeli oyunuyla 1-1 berabere bitti. Böylece her takım hem gol atmış hem de puan almış oldu. Bu durum üzerine yüzlerini gevşek bir gülümseme saran futbolcuların bir an için hırstan uzaklaştığı ve samimi bir şekilde sarılıp öpüştükleri gözlendi.

*Geçen hafta mecliste yapılan görüşmeler sonunda Mehmet ali Birand'ın haber sunmasını yasaklayan bir yasa tasarısı oybirliği ile kabul edildi. Türkçe'nin yamulmaması, telaffuzun dimdik ayakta durabilmesi için bu kararı almak gerektiğini belirten hükümet sözcüsü muhalefete de desteğinden ötürü teşekkür etti. Daha sonra milletvekilleri toplu halde dereye atlayıp neşe içinde yıkandılar.