09 Şubat 2011

3. Sınıf Lokanta Hakkında Genel Bilgi

Kanalımızın, sağda solda bedavadan yemek yediği halde, yemek şöyleydi, koyunun memleketi yeşillik bi yerdi, ambiyans-kumbiyans böyleydi diyip, bi de üstüne para aldığı gurme çalışanı Satılmış Taşdöğen, yılların birikimi sonucu ortaya çıkardığı 3. sınıf lokanta hakkındaki bilgileri sizinle paylaşıyor. Sendeyiz Satılmış:

Efenim ben 25 sene boyunca gurmelik mesleğine hayatımı verdim, lokantaları gezdim, kah bi yumrukta soğan ezdim, kah ördek etinden portakal kabuğu ayıkladım. 2 çocuğum üniversitede okuyor maaş aha ortada. Bunca yıllık emeğimin karşılığı bu mu olacaktı ha bu mu olacaktı? Yine de siz izleyenlere olan saygımdan bir adet 3. sınıf lokantada neler bulunur açıklıyorum, buyrun:

-Ön tarafı renk renk içeceklerle süslenmiş bir malzeme dolabı
-Bıyıklı bir ustabaşı
-Biyrun biyrun diyerek müşteri tavlayacağını sanan bir çığırtkan
-Kalabalık bir grubun dükkana yöneldiğini gördüğünde "aha şimdi paranın damına koyduk" bakışı atabilen bir şef garson
-Masaları birleştirebilme yeteneğine haiz 2-3 komi
-Trt2 deki rahmetli ressam amcanın yaptığı resimlerdeki manzaraların benzerlerini içeren işporta malı tablolar
-Siyah fona altın rengiyle yazılmış etrafı arapça duayla süslü "bismillahirahmanirrahim" yazısı
-Bir yere sıkıştırılmış karınca duası
-Peçete yerine verilen renkli kağıtlar (bu zamanla azalmaya başladı)
-Daha önce defalarca kullanıldığı belli olan ve içine çatal bıçak konulan kağıt şeyler (bi isim bulamadım bunlara)
-Sarı kartona siyah kalemle yazılmış "pilavüstü döner+ayran 7 lira" benzeri kampanya yazıları
-Herhangi bir kooperatiften ya da dernekten alınmış olan bir takvim
-Kasaya yakın bir masada ikamet etmekte olan dükkan sahibinin anası
-Bilinmeyen bir dehlize giriliyormuş hissi veren ama aslında mutfağa çıkan bir kapı
-İçerde yer (aslında bu pek orijinal değil ama ısrar "içerde yerimiz var" diye bağırdıkları için yazdım)
-Tamamen tasarım kaygısı güdülmeden, aslında içeriyi daha geniş göstermek için yerleştirilmiş aynalar

İlerde kanal reklam falan alıp para kazanır ve beni daha iyi yerlere yollarsa 1. sınıf restoranları da ayrıntılı bi şekilde yazıcam inşaallah. Afiyet olsun.

12 Aralık 2010

Sabaha Doğru - Kültürlenelim Sanatlanalım

-Ürettiği eserlerin bekledikleri ilgiyi görmemesi üzerine son umut olarak öldükten sonra anlaşılmayı bekleyen bir grup yazar, şair, müzisyen vs. en sonunda dernekleşme kararı aldı. Dernek açılışında konuşan şair Sedat Dumanaltı şunları söyledi:
"Biz sizlerin farketmediği bir grup sanat üreten insanız. Yıllardır uğraşır dururum daha anama babama okutamadım yazdığım şiirleri. Bak şurda bi ressam arkadaş var, daha tek bi resmi üzerinde ortak bir değerlendirmeye varılabilmiş değil. Şu adam müzikle uğraşıyor, yaptığı işe etno-senfonik gürbüz pop diyor. Biz bile birbirimizin ne yaptığını tam olarak anlamış değiliz, ya biz de bi bokluk var ya da öldükten sonra kıymete bincez. O yüzden bir araya gelip bekleme kararı aldık ama kurucu üyelerimizin yarısından çoğu gelmedi buraya. İçe kapanık, depresif, asosyal üyelerimiz çoğunlukta malesef"
Daha sonra basın mensuplarının sorularını cevaplayan Dumanaltı kapanışı yine kendisinin bir dörtlüğüyle yaptı:

büyülü ufukların üşengeç şövalyesi
dibi tutan tencerenin zindan karası
son bin yılın en soğuk oturma odası
hoşgeldin sefa geldin gönlüme

*Yer aldığı senfoni orkestrasının konserlerinde iki yıldan beri tek nota dahi seslendirmediği anlaşılan kemancı, dün yapılan prova esnasında kendini ele verdi. Bugüne kadar, istiklal marşında sadece ağzını oynatan liseli gibi takılan ve çok sayıda kemancının arasında keman çalıyormuş gibi yaparak dikkat çekmeyen kemancının aslında orkestraya torpille girdiği ve yalnızca "fış fış kayıkçı" yı çalabildiği anlaşıldı. Orkestra şefi tarafından çubukla kovalanan sahtekar kayıplara karıştı.

11 Aralık 2010

Cinsel Sağlık Saati

Kanalımızın artık kendini ispatlamış, galaksiler arası düzeyde kabul görmüş, bundan bin yıl sonra dahi hatırlanacak olan seksoloğu Prof. Dr. Gürbüz Şakir ORGAN, sizlerden gelen erotiksel problemlerinizi bir bir dinleyip, mesleki etikten zerre taviz vermeden çözüm bulmaya devam ediyor. Sendeyiz profesör.

Heeyt nassınız bakalım karyola mensupları? Naptınız bakalım ben yokken? Öyle birinizin uykusu gelip yatağa gittikten sonra diğeri oturup televizyon izlemeye devam etmedi di mi? Yapmayın sakın böyle şeyler. Bakın etrafta bir sürü sex shop var, gidin bi gezin, ayağınız alışsın. Neyse ben mekuplara başlıyorum.

*İlk mektup Bayburt'tan geliyor. Kazmasapı rumuzlu okuyucumuz bize dert yanıyor: Hocam selamlar. Ben 20 yaşında taşrada yaşayan bir gencim. Şu ana kadar cinsellik denen mezuyu sadece kendim ve elim arasında yaşayabildim. Daha fazlası için evlenmeyi şart koşuyorlar, oysa ki şu an evlilik düşünmüyorum. Malesef en yakın genelev 300 mil ötede. Doğada saf halde seks bulabilir miyim, nasıl olcak bu işler? Elim nasır bağladı, aman bi yardım.

Sevgili kazmasapı, anladığım kadarıyla sen yokluktan ötürü gerçek dünyayla ilgini kopma noktasına getirmişsin. Ne demişler? Erotiği olmayanın imanı da olmaz. Şimdi sen sakin ol ve elini yavaşça cebine sok. Git eczaneden biraz şap al ve her gün bir kere, yediğin yemeğin içine at. Zaten seni orda fazla bekar olarak barındırmazlar. Tahminimce 2 seneye kalmaz evlenirsin. İşte o zaman şapı kes, cinselliğe başla. Artık ordan gerisini zavallı karın düşünecek.

*İkinci mektubumuz İstanbul'dan gelmiş. Kadersizim rumuzlu okuyucumuz bakalım ne demiş?
"Sayın hocam, kocamdan aşırı derecede şikayetçiyim. Ne zaman bir seks olayına girsek lafı döndürüp dolaştırıp bekar kız kardeşime getiriyor. "Böyle 2 kişi kuru kuru gitmiyor, sevabına baldızı da çağırsak mı?" diyor. Godoş herif bunu tamamen iyi niyetle istediğini söylüyor. O kadar sevimli ki boşayamıyorum da adamı. Siz söyleyin hocam ne yapayım ben bu herifi?

*Sevgili okuyucum, senin kocan artık bi yerden mi gördü duydu, yoksa içgüdüleriyle mi kafasında kurguladı bilmiyorum ama yatak odasına 3. aramaya başlamış. Yüz verirsen yarın bi gün sokakta "sekse dördüncüü, cimaya dördüncüü" diye bağırmaya başlar. O yüzden sen erken davran ve yine konu açılırsa kocanın isteiğini kabul et ama bi şart öne sür. Sen de yine sevabına kayınbiraderinin de katılmasını iste. Kocan olaya hiç bu yönden bakmadığı için birden afallayacak ve isteğinden vazgeçecektir. Ha olur da kabul ederse, sevimli falan deme, kaç kızım ordan, hemen kaç git.

*Şimdi sıra geldi ev ödevine. Herkes bu soğuk kış günlerinde girilebilecek erotik olayları, mekan, zaman ve süre bilgilerini de içerecek şekilde çalışsın. Sonra ben bunları bir makalemde kullanıp yayınlıycam ve herkes bilgilencek. Hadi bakalım ben gidiyorum. Siz de dolaşmayın bu soğukta dışarlarda, eve gidin, ısınıncaya kadar sevişin.

07 Aralık 2010

Tarihte Bugün

-Osmanlı Padişahı 3. Ahmet, yapacak bişey bulamadığı için, yine yatsı namazını kıldıktan sonra 9 gibi yattı uyudu. Her akşam tavuk gibi erkenden yatağa girip, sabahın köründe kalkmaktan canı sıkılan 3. Ahmet daha sonra ani bir kararla Lale Devri'ne girip gecenin geç saatlerine kadar eğlenmeye başladı. Ondan sonra gitti tabi koca imparatorluk.

-13. yüzyılda yaşamış İspanyol denizcilerden Fernando Luiz Bolonez uzun süren gemi yolculuğunun ardından yeni bir kıta keşfettiği düşüncesiyle karaya çıkıp bunu mürettebatıyla kutlamaya başladı. Ancak talihsiz denizci yeni bir kıta keşfetmediğini, geldiği yerin bugün Muğla sınırları civarında kalan bir arazi olduğunu, o sırada yönetime hakim olan Menteşoğulları'ndan tarihi bir dayak yiyerek anladığında çok geç kalmıştı. O günden sonra Bolonez ve tayfası ömürlerinin kalan kısmını tütün tarlalarında ırgat olarak geçirmek zorunda kaldılar.

-Varolduğu süre boyunca kayda değer hiç bir gelişme gösteremeyen Etna Devleti kendini feshetme kararı aldı. Konu adına açıklama yapan devlet başkanı Ramazan Cüreklibatur; diğer devletler bilimde olsun, teknolojide olsun, sanatta olsun sürekli ilerlerken, kendilerinin hala bir edebiyat geleneği oluşturamadıklarını, bir Kutadgu Bilig yazamadıklarını, bir gözlemevlerinin dahi olmadığını, bi tek soyadı kanunu çıkarabildiklerini ama onun da bu çağda bi boka yaramadığını, Anadolu'nun ortasında koskoca arazide sığır gibi yaşadıklarını ve bu durumun kendilerini çok utandırdığını söyledi. Devlet açıklamanın ardından dağılıp çeşitli beyliklere bölündü.

-Ünlü yüzücü Paul Fillinberg İngiltere'den Fransa'ya korumasız olarak yüzmeyi başaran ilk kişi oldu. Fransa'ya vardığında kıyıda Fillinberg'i karısı, kaynatası ve 2 çocuğu bekliyordu. Evi ocağı terkedip kendini sulara atan hayırsız babayı halk kaynatasının elinden güçlükle alabildi. Etraftan gelen "Mal mısın oğlum ta ordan buraya yüzerek gelmişsin, gemi diye bi alet var" laflarının arasında son darbeyi de eşi tarafından terkedilerek yiyen Fillinberg bir daha iflah olmadı.

30 Kasım 2010

Fevzi Kanunları

Tamamen kötü şansı açıklayan kanunlarıyla bilinen Murphy Hakılberi'nin yanında 1 ay üretim stajı yapan kanal çalışanımız Fevzi Derekenarı, tamamen ülkemizden derlediği kanunları içeren çalışmasını siz değerli izleyicilerimize sunmaktan gurur duyar. Wikileaks yok, ajanlık yok. Gittik insan gibi istedik, verdi. Okuyalım bilgilenelim.

*Sabahları bindiğiniz otobüsün şoförü, beklediğiniz durakta durmamış ve eliyle "arkadan boş otobüs geliyo" işareti yapmışsa bilin ki o otobüs gelecektir. Ama o da dolu gelecektir, keriz gibi umutlanmayın. Duraktan 3 kişi daha ayarlayıp taksiye binin, yoksa işe geç kalacaksınız.

*Çevreye duyarlıymışcasına hareket ederek, karalama amaçlı kullanırım diye ofiste bir yere biriktirdiğiniz müsvedde kağıtlar bir süre sonra yığılıp koca bir çekmeceyi dolduracaktır. Bununla uğraşacağınıza adam gibi çıktı almasını öğrenin, 4 sayfa çıktı alabilmek için 20 tane A4'ü ziyan etmeyin.

*Huylu huyundan vazgeçmez. Bu en temel kanundur, boşuna zorlamayın. Anneniz en kısa zamanda ne zaman evleneceğiniz konusunda düşüncelerinizi soracaktır. Önümüzdeki 10 yıl içinde mutlaka evlenicem deyip kaçın. Bu onu bir süre oyalayacaktır.

*Eliyle şap şap vurarak karpuzun, kavunun iyisini seçen adamlara hayranlık duymak gereksizdir. 5 liralık bi karpuz için yaratılan bu bilirkişi imajının sizi aldatmasına izin vermeyin. O adam aynı yöntemle Galatasaray'a iyi bi orta saha seçsin bakalım. Nah seçer.

*Şuna iyi gelir buna iyi gelir diye övülen taşlardan biri hariç gerisi palavradır, hurafedir, batıl inançtır. Sadece ve sadece 5'li perin ortasına şak diye oturan okey taşı derde deva olabilmektedir.

*Sevdiğiniz bir şarkıya sessizce eşik ederken sesinizin aslında pek de fena olmadığını düşündüğünüz anda şarkıyı kapatıp yüksek sesle söylemeye devam edin. Evet gördüğünüz gibi, detone oluyorsunuz, dik seslere çıkamıyorsunuz, sözleri unutuyorsunuz ve bi çok yerde nefesiniz yetmiyor.

*Eğer Davut Güloğlu uzunca bir süredir albüm yapmadığı için içinizi bir huzur kaplamışsa bilinki yakın bir zamanda İsmail Türüt o açığı kapatıp piyasaya çıkacaktır. Bu ikisi vardiyalı çalışmaktadır.

*Nasıl olsa şu saatten sonra benim takım gol falan atamaz deyip, maçın bitmesine 2 dakika kala televizyonu kapatmışsanız ve dışardan gelen gürültü üzerine televizyonu açtığınızda tuttuğunuz takımın golünün tekrarını izlemekteyseniz, ne yaparsanız yapın o golü canlı izlediğinizde alacağınız tadı, hissedeceğiniz sevinci bulamazsınız. Sabredip 2 dakka daha bakacaktın televizyona. Şimdi öyle yarım yamalak sevin dur.

24 Kasım 2010

Önümüzdeki KPSS'nin Sorularını Bedava Veriyoruz 2

Daha önce yine bedava verdiğimiz genel yetenek sorularının ardından bu sefer de genel kültür bölümünün sorularını siz değerli izleyenlerimize bedavadan veriyoruz. Çekiliş yok kurra yok, sayısal yok, kazı kazan yok. Mis gibi soru var, sınavdan en az 90 almak var.

TARİH

Dağınık durumdaki Anadolu beyliklerini toparlamanın en etkili yolu nedir?

A) Beyliklerin beyleriyle müsait bir zamanda toplanılır ve "oğlum devir imparatorluk devri, siz böyle 10 dönüm araziye beylik kurup napmaya çalışıyosunuz, akıllı olun" denerek uyarılır.

B) Beylikler yurdun doğusundan kuşatılıp batıya doğru ittirilerek zorlanır. Denizi geçemezler, e zaten İstanbul'da fethedilemiyo o zamanlar. Böylece bir arada dururlar.

C) Beyliklerin beyleriyle 7'ye 7 halısaha maçı ayarlanır ve her hafta maça çağrılır. Maça gelmeyen bey tekrar çağrılmaz diyerek uyarıda bulunulur, beyler de akıllı uslu bi şekilde her hafta maç saatini bekler.

D) Her beyliğe bir Mango mağazası açılır. Beylerin eşleri mağazada 8-5 mesai tamamlarken, beyler de kapının önünde onları beklerler. E böyle olunca nereye dağılıyon tabi, sıkıyosa dağıl.

COĞRAFYA

Aşağıdaki şehirlerin hangisinin köylerinden, bir takım coğrafi durumlardan ötürü daha lezzetli peynir, çökelek, turşu, pekmez falan gelir?

A) Konya. Çünkü tahıl ambarı bi yer. Bol bol etli ekmek gelir, mayalanmış gölü var yoğurt gelir, yanında salata gelir, en son üstüne çay gelir. Oh mis.

B) Afyon. Bağlantı yollarının kesiştiği bi yerdedir. Sucuk gelir, kaymak gelir, lokum gelir. Çöekelek falan her türlü gelir. Zaten çökelek bi tek köyden geliyo gibi sanki.

C) Rio de Janerio. Çünkü ekvatoral iklimde bi şehir. Mis gibi mango gelir, sarı sarı muz gelir, halis rio pekmezi gelir.

D) Amsterdam. Çünkü büyükbaş hayvancılık yaygın, her türlü peynir, çökelek, süzme yoğurt falan gelir. Toprağı bereketlidir; marihuana gelir, eroin gelir, baz morfin gelir.

VATANDAŞLIK

Dünya Ekonomik Kalkınma, Ticari İşbirliği, İthalat ve İhracatı Coşturma ve Yurtdışından Ucuza Elektronik Eşya Getirme Örgütü'nün (WEDTCIILFCEEA) Başkan Yardımcısı 2009 yılında Malatyadan gelin almıştır, bu gelinin tam adı nedir?

A) Pakize Sudan

B) Muhlise Şükran Güğüm

C) Kıvanç Tatlı Kuğu

D) Ulufe Cizye Öşür

15 Kasım 2010

7. Sınıf Şiirler Kuşağı

Biz Tekeköylü'yüz Arkadaş

Biz Tekeköylü'yüz arkadaş
Niğde'nin Çamardı kazasına bağlıyız
Bizde sevdanın adı yürek
Dostun adı bilek
Ekmeğin adı çörek
İhanetin adı kürektir

Dedim ya Tekeköylü'yüz biz arkadaş
Bir ayrıcalıktır Tekeköylü olmak
Nasip olmaz her kula
Dağı desen yemyeşil
İnsanı namuslu mert yiğit
Ayrıca mücadeleci hırslı ve agresif
Tekmeye kafa sokar gençlerimiz
İşte o yüzdendir dengesizliğimiz
Kafalar darbe aldı biraz

Arkadan vuran affedilmez bizde
Çünkü Tekeköylü'yüz biz
Beş kişi birleşip dalarız hasmımıza
Adeta bir deli yürek
Adeta bir yağlı direk
Ama iş sevdaya gelince
Akan suları durdururuz
Gerekirse Tuz Gölü'nü de kuruturuz
İçer kuruturuz o gölü
Zaten göl yakın
Burdan Traktörle 5 saat
İstersek yaparız
Çünkü sevdanın adı yürektir bizde (bkz: üst satırlar)

İşte biz Tekeköylüyüz arkadaş
Ölümüne sevdalı
Ölümüne Niğdespor'lu
Zaten bizde her şey ölümüne
Gazımızı anormallikten alıyoruz
Yapılan keleğin affı olmaz
Keseriz
Çok kötü şeyler yaparız
Aynı Godfather filmindeki gibi
Adamın en sevdiği ineğinin kafasını keser
Döşşeğinin içine koyarız
Yaparız bunu bak
İnsan olun yaptırmayın
Döğeriz

Tekeköylü Hassas Şair Himmet Ferik

09 Kasım 2010

Erkek İsteme

Güzel yurdumuzun kıyıda köşede kalmış gelenek göreneklerini ortaya çıkarma isteğiyle o yayla senin bu bozkır benim dolaşan kanal çalışanımız Dürdane Zeker, Isparta'nın oralarda biyerlerde genel toplum kurallarına muhalif olarak yaşayan ve kızın değil erkeğin istendiği bir köy buldu. Konuyla ilgili açıklama yapan köy muhtarı Sıddık Marjinaller şunları söyledi:

Biz kadın ve erkeğe yönelik fırsat eşitliği çerçevesinde yıllardır bu işi böyle yürütüyoruz. Nedir kardeşim öyle bayan kişinin ben seçilmem seçerim havalarında dolaşması, erkeği parmağında oynatması ve daha bir sürü şey? Kız isteme esnasında karizma yapma uğruna harcanan, bir türlü evlenemeyip telef olan binlerce doktor ve mühendisin hesabını kim verecek ha kim verecek? Toplum buna henüz hazır değil diyenler gitsin hazırlık okusun arkadaş. Bakın bu akşam köyün en güzel oğlanı Yakup'u istemeye gelecekler, gelin siz de gözlerinizle görün.

Bunun üzerine biz de bu olaya bizzat tanık olmak için mavzubahis eve gittik konuşulanları size aynen aktarıyoruz:

-Efendim kızımızla oğlumuz bir süredir beraberler biliyorsunuz, biz de sonuçta hayırlı bir iş yapmak için buradayız, gündem maddesiz gelmedik yani.
-Valla şimdi biz geniş görüşlü bi aile olduğumuz için oğlumuzun kızınızla takılmasına ses çıkarmadık. Bilmem belki bi boş ev bulup romantik komedi filmi izlemiş bile olabilirler. Lakin bu hemen vereceğimiz anlamına gelmiyor. Ne mankenler, ne kadından sorumlu devlet bakanları istedi de vermedik. Böyle tam verecekmiş gibi yaptık, hop geri çektik oğlanı, elleri havada kaldı keriz gibi.
-Muhterem beyfendiciğim biz de zaten büyük beklentilerle gelmedik. Burada alınacak bir beraberlik bile rövanş için büyük avantaj sayılır. Kızım diye söylemiyorum mahallede böylesi yok. Boylu poslu, üniversiteyi bitirince bi güzellik salonu açtık kendisine, tıkır tıkır işliyor.
-Hayırlısı beyfendi hayırlısı. Hah omletler de geldi... Aslında kahve içmek adettendir ama bizimki çay bile demleyemez. Bi tek omlet yapabiliyo. Erkek çocuk işte şımarık büyüdü biraz.
-Zararı yok efendim, şöyle yumurtanın sarısı soğumadan bi ekmek banalım.
-Afiyet olsun.
-Sanırım giriş gelişme bölümlerini tamamladık. Oğlunuzu kızımıza istiyoruz. Kızımız onu mutlu eder, yemeğini koyar, sırtını keseler, maç izlerken televizyonun önünden geçmez...
-Lan Yakup, sen de istiyo musun bu kızla evlenmeyi?
-Nasıl münasip görürseniz babacığım.
-Valla orta alanda top çevirmenin anlamı yok artık, ben kutuyu açıyorum, bakalım ne çıkacak?
-Ayy, heyecen oldu birden şimdi, hanım elini ver sinerji yapalım.
-Açıyoruuum, verdiii, verdiiii. Gül gibi oğlan layığını buldu. Hadi gidin kırlarda coşkuyla sevişin.
-Oleeey, yuppiii ve buna benzer fakat şu an sevinçten aklıma gelmeyen çeşitli sevinme nidalarıııı.
-Heh heh heh... Heyecan saçmalamaları bunlar. Hadi gidin artık, düğünde görüşürüz, iyi akşamlar.

04 Kasım 2010

Mühendis Türküsü

Türkülerde adı geçen meslek gruplarının tamamen halkla birebir ilişkide olan doktor, hakim, jandarma gibi mesleklerden olmasına fena halde bozulan Dokuz Eylül Endüstri Mühendisliği mezunu çalışanımız Übeyit Kelebek, siz değerli izleyenlerimiz için mühendisleri onore eden bir türkü yazıp piyasaya sürdü.

MÜHENDİS

Derman bulunmaz mekanizmanın derdine
Çarem sensin kaçma benden mühendis
Yağmur yemiş feleğin çarkı paslanmış
Yağ dök de zımpara at mühendis

Rakamları seversin formülleri översin
Döner dolaşır sana gelirim mühendis (nakarat X 2)

Ortalık karışmış düzen bozulmuş
Sistemsizlik çekmiş kara perdesin
Verimlilik %40 lara düşmüş
Endüstri mühendisi yetiş nerdesin

Optimize edersin maksimize edersin
En doğrusunu sen bilirsin mühendis

Kerpiç kerpiç üstüne kurmam binayı
İnşaatın da mühendisi lazım gelir
İste hemen getireyim çimentoyu
Mühendise çimento Bağdat'tan gelir

50 daireyi üstüste kor bina edersin
Yuvasız kuşa yuva kurarsın mühendis

Bilgisayarcısı var ziraatçisi var
Depremi bilen jeologu var
Sigorta değiştiren elektirikçisi var
Hakime doktora da lazımsın mühendis

Üç hakikatıim var hangisinden geçersin
Bir toprak bir ekmek bir de mühendis

03 Kasım 2010

Etkili Tasarruf Yöntemleri

Aldığı maaşın 200 lirasıyla 1 ay idare edip kalanını biriktirmeyi becerebilen ve arkadaşları arasında cimri, eli sıkı, nekes, hasis, pinti, varyemez gibi güzel ünvanlarla anılan kanal çalışanımız Servet Kumbara size harcamalarınızdan nasıl tasarruf edebileceğinizin 9 etkili yolunu maddeler halinde sıralayıp şu yokluk ortamında nasıl birikim yapabileceğinizi anlatacak. Sendeyiz Servet.

Selamınaleyküüüüm. Aslında bana 20 madde yaz demişlerdi ama ben ordan kırptım burdan artırdım 9 maddeye sığdırdım diyeceğimi. Zaten ne gereği var, olan bize yeter. Akşamki yemeği ısıtıp ekmeğe abansak herkes doyar mesela bi yandan da... Neyse biz maddelere geçelim:

1) Dışarda yemek yemeyin. Ha bi durum oldu dışarda yemek zorunda kaldınız, hakkınızda "eğer dışarda yemek yemezse vurun" diye emir çıkarıldı, o zaman yapacak bişey yok. Menüyü açıp da kafanızı karıştırmayın. Bi tane yarım tavuk döner söyleyin ve içine ketçap mayonez atmayın deyin. Hesap ödeneceği zaman ise istemediğiniz ketçap-mayonezin fiyattan düşülmesi konusunda ısrarcı olun. Uzun süre direnirseniz bıkacaklar ve sizden 50 kuruş az alacaklardır. 50 kuruş deyip geçmeyin ama, değerlendirilirse iyi para.

2) İç güveysi gidin. Ayrı eve çıkacaksınız da nolacak yani, her ay kira, her ay fatura. Akşamları eve elinizde kuru pastayla falan gelirsiniz, arada bir de pazar alışverişini yaparsınız, ev ekonomisine katkıda bulunuyo görünürsünüz, olur biter. Kuru pastaya verdiğiniz paraya maalesef acımayacaksınız, 600-700 lira kira verseniz daha mı iyiydi ha, daha mı iyiydi?

3) günlük alışverişinizi hep aynı yerlerden yapın. Bi süre sonra aranızda bir esnaf-müşteri hukuku oluşacaktır. İşte o hukuk oluşur oluşmaz hemen ekstra indirim istemek, malın iyisini almak, etin yağsız tarafını paketletmek, deftere yazmak sonra aybaşında vermek gibi faaliyetlere girişin. aybaşına kadar geçen sürede paranızı gecelik faize yatırın. Öyle 1-2 liradan nolur demeyin, değerlendirilirse gayet makul bir para.

4) Arkadaşlarınızla, eşinizle, dostunuzla hatta köydeki babaannenizle falan hep msn den konuşun. Öyle kontöre falan para kaptırmayın. Eğer mesela babaanneniz msn skype falan kullanamayacak kadar teknolojiden uzaksa malesef yapacak bişey yok arkadaşlar. Bari akşam 10'dan sonra ev telefonundan arayın, yarı parasını alıyomuş Telekom, akşama kadar reklamını döndürüyolar televizyonlarda.

5) Ne demek efendim dışarı çıkıp bi yerde çay içip sohbet edelim. Evde de var çay. Gidip orda 1 lirayı bayılcan buz gibi karbonatlı çaya. Öyle 1 lira deyip geçmeyin, 35 kuruştan 3 yumurta bi lira yapıyo işte basbaya. Kalan 5 kuruş için de bozuk yok, sonra veririm deyip sıyrıldım bakkal dükkanından.

6) Arkadaşlarınızın içinde kitaplığı geniş biri olsun. Olsun ki arada gidip ödünç kitap alabilesiniz. Bugün bi Tolstoy'un kilosu olmuş 50 lira, nasıl vericez bu parayı? Zaten kitap dediğin okursun biter, koltuk mu bu her gün gidip üstüne oturalım? Al arkadaşından oku, sonra götür geri ver. Geri ver ki sonra tekrar istemeye yüzün olsun.
Bu arada MP3 forever tabi.

7) 2 adımlık yer için otobüse binmeye değmez, yürüyün. Yürümek eklem ağrılarına, kan dolaşımına ve cüzdan incelmesine çok iyi gelir. Nefesi açar, kanser riskini azaltır, cepteki balyayı artırır. Öyle 1,5 liradan bi şey olmaz demeyin. Böyle böyle ayda 10 kere otobüse binmesen yapar 15 lira, yılda yapar 180 lira, ölmez de 40 yıl yaşarsan 7200 lira... Şimdi eline saysalar bu parayı heleloy diye oynarsın di mi? Bi de bu taraftan bakın.

8) Girdiğiniz lokantalardan şurdan burdan kolonyalı mendil almak en birinci hakkınızdır. Hatta 2 tane isteyin, birini zulaya atın. Sonra lazım oluyo gidip ıslak mendile 2 lira veriyonuz, yazık o paraya. Öyle 2 liradan ne olur ki demeyin, şu pahalılıkta yarım kilo domates alınır o paraya.

9) İşte böyle böyle daha birsürü şey var. Atma kullanılır, dökme yenir, ucuzun da ucuzu bulunur, bütün gün tek öğünle hayatta kalınabilir, şebeke suyu içilebilir, tüplü televizyona devam edilebilir, ayakkabı bu seneyi de çıkarabilir vs. İşte bunların hepsini yaparsanız birsürü para biriktirip bankaya yatırabiliyor ve harcamaya kıyamadığınız için gün be gün artışını izleyebiliyorsunuz. Ekonomi dediğin böyle olur.

20 Ekim 2010

Yörelerimiz Türkülerimiz

Çaya Gel Çorbaya Gel

Çaya gel çorbaya gel vay vay vay vay vay vay tandır
File gel fistana gel gollum gollum gollum
Eve baban gelmezse lay lay lay lay lay lay lom
Kargodan postalan gel berlin berlin berlin

Çay ayrı çorba ayrı
Çalamam obuayı
O yediğin kaşar mı vay vay vay vay vay vay rokfor
Peynirler ayrı ayrı hellim hellim hellim

Barlar damsız olur mu
Dünür arsız olur mu
Dalai Lama sen etme bay bay bay bay bay bay tahmin
Yol pürüzsüz olur mu büklüm büklüm büklüm

Yöre: Kuveyt
Kaynak Kişi: Burhan Çeçen

18 Ekim 2010

Önümüzdeki KPSS'nin Sorularını Bedava Veriyoruz

Evet yanlış duymadınız, beleşe veriyoruz. Artık kadrolu memur olup, bir masaya, kaşeye, günde 1 semaver çaya ve kılık kıyafet genelgesine kavuşmak artık bir tık ötenizde. Biz soruları öyle belli çıkar grupları gibi durumu olup da parayı bastırana değil, isteyen herkese herhangi bir karşılık beklemeden veriyoruz.
Programdan bir gün önce rüyaya yatan ve rüyasında ak sakallı ösym yetkililerinden soruları alan personelimiz Tayyar Şerbet uyanır uyanmaz soruları hemen bir kağıda not aldı ve programa yetiştirdi. İşte o sorularrr:

MATEMATİK

Askere gitmemek için her türlü yasal yolu deneyen, hatta bir ara vicdani retçiymiş gibi bile davranan Cumali, bedellinin çıkacağını öğrenince birden gaza gelmiş ve para biriktirmeye başlamıştır. Bugün bi bedelli askerlik 15.000 lira civarındadır ve Cumali'nin 5.000 lira birikmişi vardır. Her ay 500 lirayı bir kenara koyabilen Cumali'nin önünde malesef 6 ayı vardır ve bu hızla giderse ancak babayı alabilmektedir. Bu durumda Cumali'nin istenen ücreti verebilmesi için ne yapması daha uygun olur?

A) Gezmesinden, sigarasından kıssın, ayda 1000 lira kenara koysun, kalan parayı da babasından istesin.

B) Bankadan 2 yıl geri ödemeli 7-8 bin lira kredi çeksin. Askerden döndükten sonra 2 sene de bankaya askerlik yapsın.

C) Biriktirebildiği kadar biriktirsin, sonra da elindeki parayı genelkurmaya götürüp "Buna ne kadar askerlik olur asker amca?" desin. Belki acırlar.

D) Bütün parasını bahiste San Marino'ya bassın. Tutturursa kazandığı parayla 15 dakika askerlik yapar kurtulur. Tutturumazsa zaten babayı katmerli alır. Bu riski alsın.

TÜRKÇE

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde anlatım bozukluğundan kaynaklı bir yanlış anlaşılma ve devamında da güzel bir dayak vardır?

A) Abicim bak sen yanlış anladın, ben yumuşak ünlü diye sana değil yanındaki arkadaşa söylemiştim, yoksa sen gayet de sert sessiz bi abimizsin, vakursun, ağırbaşlısın. Ne? Yanındaki arkadaş senin baban mı? Yapma ya.

B) Bak şimdi bak kızın dikkatini nasıl çekiyorum. Mervee, bu ne biçim kılık be rengarenk. Resmen trafik lambasına dönmüşsün tısısıssheheee... Ulan ne piç adamım yaa.

C) Müdür bey istediğiniz raporları hazırlayıp masanıza bıraktım. Ama evinizdeki yemek masasına bıraktım, sağolsun yenge gösterdi masanın yerini ehehee. Yengeyle de tanışmış olduk böylece eheheee.

D) Bakın beyfendi biz öyle gelen her ürünü iade alamayız. Bahsedilen 30 günlük süre sizin bilgisayar almayı ilk aklınızdan geçirdiğiniz andan itibaren başlıyor. Biz bütün bunları faturanın altına 1 puntoluk silik harflerle yazmıştık. Eğer bilgisayarınızı bu haliyle kullanmak istemiyorsanız yetkili servislerimiz 5 ay içinde 900 lira gibi bir ücrete tamir edebilirler. Bunları baştan söylemiştik biz, tv lerde falan alt yazı geçtik hep.

Cevap anahtarı ve diğer sorular haftaya...

12 Ekim 2010

Rek-lam-laaaar

-Eskimiş televizyonlarınızı atmayın! Öyle plazmalar çıktı diye hemen milyarları dökmeyin. Zaten oturup yerli dizileri, haberleri falan seyrediyosunuz, neyinize gerek sizin lcd, plazma, led falan. Bu para kolay kazanılmıyor. Evin babası sizi paranın kıymetini bilmeye çağırıyor. O televizyonları tüpü bitene kadar kullanın. Aile babası, aile babası, aile babası... Aile babası salonda, elinde kumandası, arkasında 4 tane kırlentiyle hemen koltuğun başköşesinde. Aile babasııı.

-Müjde! Beklenen gün sonunda geldi. Gazetemizin 1995 yılında başlattığı 5500 kupona herkese çekilişsiz kurrasız otomobil kampanyası yarın ki kuponla beraber sona eriyor. Hemen biriktirdiğiiz kuponları getirin ve 95 model Doğan SLX'i götürün. Beklediğinize değecek, sıfır otomobiliniz sizi sevdiklerinize kavuşturacak.

-Dombalak Köyü 1. Gelenksel Uluslararası Fotoğraf yarışmasının son katılım tarihi ilgisizlik nedeniyle 1 ay ileriye ertelenmiştir. Şu ana kadar geçen süre içinde adam gibi tek bir fotoğraf bile gönderemeyen siz dünya halklarına çok fena uyuz olduk. Fotoğraf diye yılbaşı eğlencesinde çekilmiş fotoğraflarını gönderen köy halkının Almanya'daki akrabalarına ise söyleyecek laf bulamadık. 200 haneli sıradan bir Anadolu köyüyüz ve ödüllerimiz pek tatmin edici değil diye bu kadar da görmezden gelmek olmaz ki. Lütfen, rica ediyoruz. Ödüllerimizi tekrar hatırlatalım:

1. 3 dönüm pancar tarlası
2. 1 adet koyun
3. 25 kilo tezek

Jüri Özel Ödülü: Bir bekar erkek katılımcı muhtar Mevlüt Emminin 20 yaşındaki kızıyla evlendirilecektir.

5 Mansiyon: 2'şer adet bazlama, yanında da mis gibi ayran

01 Ekim 2010

Ölmeden Önce Gidilmesi Gereken 5 Yer

Kanalımızın yol ödeneğini az verdiğimiz için pek fazla gezemeyen yol programcısı Serbülent Marduk, artık ne kadar gezip gördüyse ilginç bulduğu yerleri kısa bir özet geçerek bize anlatıyor.

1) Hakkari - Yüksekova: Son yapılan referanduma %2,4 lük bir katılım gösteren halkı var. Yıllardır her türden insanın kurduğu yurtdışına gitme hayalini, oy verme mevzusunu sallamayıp Türkiye'den zihnen ayrılarak doğrudan yurtdışının kendisi olmak suretiyle başardılar ve ilginç bir işe imza attılar.

2) Patagonya: Nerede uyduruk bir ülke üzerinden az gelişmişlik ya da eziklik örneği verilecek olsa ilk akla gelen ve bu örneklerde acımasızca kullanılan Patagonya buna rağmen efendiliğinden ve insanlığından zerre taviz vermedi ve sükunetini koruyup büyüklük gösterdi. Patagonya Şili ve Arjantin'in güney tarafında yeşil çayırlarıyla sizi bekliyor.

3) Belediye Otobüsü En Ön Koltuğu: Gerçi zaten burayı yaşlanınca mutlaka görürsünüz. Bi sürü amca ve teyzenin otobüse biner binmez ağır hareketlerle oturduğu bu koltuklarda zaman çok yavaş akıyor, adeta sonraki durağa varılmıyor. Yalnız dikkat yüksek sesle muhabbet etmek ve cep telefonuyla konuşmak çok yadırganıyor ve size kınama cezası veriliyor.

4) Tepecik Genelevi Sadece sokaklarında gezmek bile size tarifi imkansız deneyimler yaşatacak. Gitmişken sizi türlü laflarla içeri davet eden orta yaşlı bir kadına "Vizite kaça bacım?" diye sormayı da unutmayın. Lakin cevabınızı aldıktan sonra oluşacak ruhsal çöküntüye de hazır olmalısınız.

5) TRT 4 Stüdyoları: Yıllardır sade bir fon eşliğinde kah açıköğretim kah ingilizce dersleri anlatılan, yurttan sesler korosunun 40 yıldır azalıp-artmayan bir heyecanla şarkı türkü söylediği ya da bir takım kot pantolonlu gençlerin yönetmeliklere uygun standartlarda halay çektiği programlar yapılan bu kanalı da mutlaka görmelisiniz. Adeta TRT'nin öğretmenler odası kıvamındaki bu kanalın resmi havası sizi dışardaki hayata daha da bağlayacak.

29 Eylül 2010

Şimdi Haberleri Veriyoruz

-Tam 200 yıldır çözülemeyen "you solve the father" adlı 26 bilinmyenli logaritmik denklemin dün Devlet Bahçeli tarafından çözüldüğü basına duyuruldu. Daha önce 2010 yılından 40 sayısı elde etmek, 2 şer 2 şer 40'a kadar saymak ve bir kaşığa 40 mantı hamuru sığdırmak gibi sayısal başarıları olan Bahçeli'nin bu soruyu da çözmesi matematik dünyasında uzun zamandır bekleniyordu. Soruyu çözerken sadece 4 işlemden faydalandığını ve R harfini joker olarak kullandığını belirten Devlet Bahçeli, sonucun hayranlık uyandıracak şekilde 40 çıktığını açıkladı.

-Ünlü tiyatrocu Kasım Torik dün sahnelenen "Figaro'nun Dünürü" adlı oyunda kopya çekerken yakalandı. Oyun esnasında sürekli avcunun içine bakan ve zaman zaman duraklayarak dikkat çeken oyuncunun bütün teksti uzun şerit halindeki bir kağıda yazdığı ve çaktırmadan çevirip çevirip okumaya çalıştığı anlaşıldı. Yaptığı kerizliğin ortaya çıkması üzerine utancını gizleyemeyen Kasım Torik, o kadar okumasına rağmen bir türlü rolünü ezberleyememesi üzerine panik yaptığını ve oyundan bir gece önce bu kopyayı hazırladığını itiraf etti. Aslında kopyayı yazarken bi yandan rolün bir kısmını da ezberlediğini ekleyen oyuncu yine de işini garantiye almak için böyle bir işe kalkıştığını belirtti.

-Geçen cumartesi yapılan Konyaspor - Karabük maçında atılan bir korner esnasında arka direkte kendini unutturan ve o günden beri kendisinden haber alınamayan defans oyuncusu Hıdır Keser, bugün sahada bakım yapan işçiler tarafından hala orta beklerken bulundu. Sadece kendini unutturmakla kalmayan, maçı falan da beyninden tamamen silen oyuncunun sinsi bir şekilde arka direk civarında dolandığı ve kafaya çıkar gibi hareketler yaptığı görüldü. Tazyikli su sıkarak ayıltılan deneyimli oyuncu kendine gelir gelmez koşarak görev bölgesine döndü.

14 Eylül 2010

Türkçe Sözlü Pop Müzik Saati

SİVEREK

Hande Yener'in olmadığı bi yerde,
yaşamak isterdim
Es kaza gözüme görünürse,
dövmek isterdim
CD'lerinin üzerinden dozerle,
geçmek isterdim
Şarkısına eşlik edeni,
yolmak isterdim

Harran'a da gittim birader
Siverek'te de yaşadım
Sorun Şanlıurfa'da değildi
Hande Yener'den kaçamadım
Kendime huzurlu bi vilayet bulamadım

16 Temmuz 2010

Resim Sevinci

Önceki bölümden devam...

Fotomaç gazetesiyle ortaklaşa gerçelşetirdiğimiz proje kapsamında yaptığımız resme kaldığımız yerden devam ediyoruz. Şimdi orta sahanın ortasına bir adet Xavi yerleştircem. Peki bunun için ne kullanıcam? Boya? Hayır bilemediniz, saç jölesi. Bildiğimiz gibi Xavi'nin %70'i jöle, %30'u da isabetli pastan oluşmaktadır. O yüzen ben de dayıyorum jöleyi. Xavi tahmin edebileceğiniz gibi Beşiktaş'a gidiyor. Çünkü Xavi'nin yıllardır aynı takımda oynamak için can attığı oyunucu İbrahim Üzülmez tam olarak Beşiktaş'ın taç çizgisinin hemen oralarda oynuyor. Bu nedenle Beşiktaş Xavi'ye ücret ödemeyecek, Deli İbo'nun deneyimlerinden yararlanma karşılığı boğaz tokluğuna oynayacak.

Kanatlarda yıllardır sorun yaşadığı için bir türlü 2. lig 4. gruptan çıkamayan Belediye Vanspor, Christiano Ronaldo ve Lionel Messi'yi aynı anda transfer ederek sorunu çözdü. Bonservis ücreti olarak Van'ın tamamının Barcelona ve Real Madrid'e verilmesi, 15.07.2010 tarih ve 3558 sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edildi. Van gölü ise Ronaldo ve Messi arasında paylaştırılacak. Tatvan yine Bitlis'te kalacak. O yüzden ben de hemen boyama biraz tiner katıp inceltiyorum ve civelek gibi iki adet futbolcuyu sağa sola yerleştiriyorum.

Forvet arkası mevkii için ta yıldızlar takımında oynadığı dönemden beri ısrarla transfer çalışması yürüten Fenerbahçe sonunda Diego Forlan'ı yıldırdı ve takıma gelmeye ikna etti. Forlan'ın ikna olmasında 9 gün 8 gece süren yeşil Karadeniz turunun da etkili olduğu söyleniyor. Tur boyunca tip olarak kendine benzeyen yüzlerce insan gören Forlan kütüğünü de Rize'ye aldıracak. Ben de napıyorum, halis Adıyaman mavisi ve Hacı Şükrü sarısı kullanarak, hemen şuraya mutlu mu mutlu, sepsevimli, şapşahane bir Forlan çiziktiriyorum.

Yıllardır süper lig kapısından dönen Altay, gol yollarındaki sıkıntıyı Milito ve Rooney transferleriyle halletti. Gelen transfer haberi üzerine camiada yükselen Milito'yla Rooney beraber oynayamaz seslerine en güzel cevabı yin aynı ikili, Bornova'da bir oyun salonunda eşli batak oynayarak verdi. Oyun boyunca gereksiz yere ihale almayan, aldıkları ihaleden alnının akıyla çıkan ve tam bir uyum içerisinde oynayan ikili camiayı da rahatlatmış oldu. Altaylı yöneticiler bu sene de süper lige çıkamazsak kulübü kapatıp balık restorana çevirmeyi düşünüyoruz diye konuştular. Ben de o yüzden ileri uca bu iki arkadaşı,1 deste iskambil kağıdını ve skor tablosunu çiziyorum.

Böylece resmimiz tamamlanmış oldu. Bir sonraki sene yesyeni transfer haberleri eşliğinde, başka bir futbol sahası resminde görüşmek üzere esen kalın.

13 Temmuz 2010

Resim Sevinci

trt2gibiadam ve fotomaç gazetesinden siz izleyenlere dev hizmet. Medyanın bu iki güçlü ismi güçlerini takımların transfer gündemindeki futbolculardan oluşan bir tablo yapmak için birleştirdi. Fotomaç muhabirleri anlattı, kanalımızın maaşlı, ssk'lı ve yol paralı ressamı Zulmet Kuğuboynu çizdi. Sendeyiz Zulmet.

Efenim öncelikle şu mis gibi sıfır kilometre, bembeyaz tuvale son bir kez bakıyoruz, zira az sonra her yerine boya sürcez, rengarenk olcak. Futbolcuları sahaya yerleştireceğimiz için öncelikle titanyum beyazıyla, normal yeşili karıştırıp cıvık bir yeşil elde ediyoruz, sonra da malayla tuvale sıvıyoruz. Oldu mu sana saha? Ben natürist bir sanatçı olduğum için kale direklerini kavak ağacından yapıyorum, saha çizgileri yerine küçük, sevimli, masmavi su kanalları açıyorum.

Öneclikle kaleciyi koyalım. Fotomaç muhabirlerinin edindiği bilgiye göre şu an Real Madrid'de oynayan, dünya kupasının parlayan yıldızı, cillop gibi bir hatunu sevgili olarak bağlamış bulunan İker Casillas eşşek yüküyle para kazanmasına rağmen Galatasaraylı yöneticilerin Türkiye'nin jeopolitik konumunun önemine binaen yaptığı konuşmadan sonra gelmeye ikna oldu. Oyuncu 3500 lira net maaaş alacak ve ayrıca kendisine Zeytinburnu'nda kirasını Galatasaray'ın ödeyeceği bir ev tahsis edilecek. Sevgilisine ise eş durumundan Flash TV'de spor muhabirliği ayarlanacak.

Defans dörtlüsüne öncelikle sol bek olarak Philipp Lahm'ı çiziyorum. Bu Almanlar ekseriyetle sarışın olduğu için veriyorum tuvale sarıyı. Fenerbahçe'nin gündeminde olan Lahm, uzun süren ikna konuşmalarının sonunda geçen Avrupa Kupası'nda son dakika golüyle bizi finalden ederek çok büyük şerefisizlik yaptığına ve bunu ancak bir Türk takımında oynayarak telafi edeceğine inandırıldı. Sağ bek için ise paletime öncelikle van dyke kahverengisi ve biraz siyah alıyorum, çünkü Çaykur Rizespor sürpriz yaparak dünyaca ünlü basketbolcu Lebron James'i yeşil mavili renklere bağlamayı başardı. Bir futbol takımının neden bir basketbolcuyla anlaşmaya vardığı gizemini korurken, yaklaşık 60 milyon dolarlık transfer ücretini ise Rizeli hayırsever mafya adamı Sedat Peker'in ödediği söyleniyor.

Defansın göbeği için yaklaşık 1 senedir arayış içinde olan Galatasaray Barcelona'lı defans Pique ile anlaştı. Yıllardır değişmeyen sakal uzunluğuyla dikkat çeken defans oyuncusunu ikna etmek için örnek olarak Kenan Işık ve Haşmet Babaoğlu'nun varlığından bahseden Galatasaraylı transfer yetkilileri standart uzunluktaki sakal konusunda Pique'nin içini rahatlattı ve imzayı bağladı. Bu haberin üstüne 2. müjde de Barcelona'dan geldi. Defans bloğunu ikili takım halinde satan İspanyol kulüp Puyol'u da Galatasaray'a vereceğini açıkladı. Bunun üzerine ben de durur muyum? Çizdim ikisini de yanyana, sarının yanına da alizarin kırmızısını ekleştirdim forma niyetine. Ama Puyol'un saçları çizmek biraz zor tabi. O kıvırcık etkiyi verebilmek için bulaşık süngeri kullanıyorum.

Yarın: Bir köstebek gizliliği ile çalışan Fotomaç Muhabirleri hangi transfer bombalarının haberini aldı? Ortasaha ve forvete hangi takımlar hangi futbolcuları transfer ediyor. Ressam Zulmet Kuğuboynu hangi orijinal renkleri kullanacak. Yağlıboyanın kilosu nalburda kaçtan gidiyor? Hepsinin cevabı programın 2. bölümünde.

21 Haziran 2010

Beyaz Perdede Bu Hafta

Gayet sağlam bi yerden ayarladığı torpille okulu bitirir bitirmez kanalımızda sinema eleştirmeni olarak işe başlayan genç insan, taze kan, geleceğimizin teminatı, İçişleri Bakanının yeğeni olan insan (Kıbrıs'ı da o kurtarmış diyolar) Düriye Popkorn bu haftadan itibaren vizyon giren filmleri sizden önce izleyip ona göre gidin, gitmeyin ya da isterseniz gidin diyecek. Sendeyiz Düriye.

Ayyy yayında mıyız? Saçım nasıl duruyo, öhmm şey, afedersiniz. Lafı dolandırıp iyice boka sarmadan hemen izlediğim filmlerden bahsedeyim.

Recep İvedik 17: Daha önce yapmış olduğu 16 adet Recep İvedik filminin ilgi görmesi üzerine seriyi devam ettiren Şahan Gökbakar, serinin 3. filmde boku çıkmış olmasına rağmen beklenmeyen ilgiden ötürü böyle bir karar aldığını açıklamıştı. Filmde Recep İvedik adıyla izlediğimiz kıllı ayı önceki filmlerde olduğu gibi yine sadece geğiriyor, gaz çıkartıyor, kıçını kaşıyor, küfrediyor ve tiksindiriyor. Zaten başka da bişey yok.
Karakterin yaratıcısı Şahan Gökbakar'ın filmin çekim maliyetinin çok masraflı olmadığını, hatta beynini bile kullanmadığını, zaten hepten otomatiğe bağladığını ve sonsuza kadar böyle süreceğini söylemesi sinema camiasında tedirginliğe yol açtı.
Eğer hakkınızda "Mevzubahis kişi ne olursa olsun bu filme gitmeli. Eğer gitmezse direkman 30 yıl ağır hapis cezasına çarptırılacak" diye bir kanun hükmünde kararname varsa filme gidin. Sonuçta 30 yıl önemli bi rakam, bi film için harcamaya değmez. Ha ama yoksa rahat olun, evde oturup tele tubbies falan izleyin daha iyi.

Yenge Kayınço Ayırmam: Daha önce 48 bölüm halinde televizyonda dizi olarak oynayan Hüseyin Şevki Topuz'un ölümsüz eseri "Yenge Kayınço Ayırmam" ı bu sefer 112 dakikalık bir film halinde izleyeceğiz. Filmin başrol oyuncusu Dayanç Saplıkuğu, filmde 2. ve daha üst dereceden akrabalarını bir şekilde becermeye and içmiş sarışın, kaslı ve yakışıklı bir oğlanı oynuyor. Sırayla yengesini, baldızını, eniştesinin kızkardeşini ve doğum kayıtlarından konut bilgilerine ulaştığı ebesini beceren yakışıklı jön, iyice kontrolden çıkıp kayınçosuna da merdiven altında hallenince olaylar iyice karışıyor. Filmin iyi bir gişe hasılatı yapması beklediğini söyleyen yönetmen Bünyamin Traktör "Valla bu filme çok güveniyorum. Filmin, kadın akrabalarını inceden süzen piç kurusu yeğenlerin sesi olacağını düşünüyorum" dedi.
Eğer ayda 5000 lira harçlık alan, yapacak bir işi ve yengesi olmayan biriyseniz filme gidip para ve zaman harcamanızda bi sakınca yok. Ha değilseniz evde sigortayı indirip karanlıkta oturun daha iyi.

Bu haftalık bu kadar. Filmleri youtube'dan falan da izleyebiliyoruz ama sinemanın havası başka abi yaa. Verdiğin paraya değiyo yani. Herkes kendine iyi baksın, bir sonraki programda görüşmek üzere.

14 Haziran 2010

Spor Haberleri - Dünya Kupası Özel

-Dünya Kupası'nı işkenceye çeviren vuvuzeladan nihayet kurtuluyoruz. Yürütülen etkili faaliyetler sonucu Güney Afrika hükümetini ve FIFA'yı ikna eden Türk Dışişleri Bakanlığı bu iğrenç aletin yerini milli çalgımız zurnanın almasını sağladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bu kararı almadan önce vuvuzelayı bizzat kendisinin incelediğini, bu aletin sadece üflemek suretiyle sabit bir ses çıkardığını, oysa ki bir virtüözün eline verilmiş zurnayla türlü senfoniye takla attırılabileceğini ve her durumda o borazandan bozma alete bin basacağını ifade etti. Dışişleri Bakanlığı'nın turnuvanın ortasında neden böyle bir girişimde bulunduğu hala anlaşılamadı.

-Köktendinci kimliğiyle bilinen Vakit gazetesi çalışanlarını dünya kupası nedeniyle bu günlerde bir endişe aldı. Olası bir ABD-Kuzey Kore eşleşmesinde hangi tarafı destekleyeceklerinin kararını bir türlü veremeyen çalışanlar yüzünden Vakit gazetesi 3 gündür aynı gazeteyi piyasaya sürüyor. Allahsız gomonist Kuzey Kore'den mi, yoksa siyonist destekçisi şeytan ABD'den yana mı taraf tutacakları konusunda sert bir tartışmaya giren ekip adına konuşan Abdurrahman Dilipak "Şimdi mesela ABD-Cezayir maçı olsa saniye düşünmem. Hemen çekerim yeşil beyaz eşortmanı, alırım elime cezayir bayrağını, yürü küffarın üstüne şanlı cezo diye bağırır maçı izlerim. Ama burda durum çok farklı, kimi desteklesek büyük günah. O yüzden biz de yesinler birbirlerini diyerek maçı izlememe kararı aldık. Bu karar spor kamuoyuna ve tüm müslüman alemine hayırlı olsun" diye konuştu.

-Şu ana kadar oynanan maçların biri hariç hepsinin alt bitmesi üzerine olağanüstü toplanan FIFA yetkilisi bir grup ceketli kravatlı adam toplantı bitiminde şu açıklamayı yaptı: "Bakın arkadaşlar, saygı değer futbolcular ve taktik veren teknik direktörler. 3 ya da üçten fazla gol atmanızın inanın hiç bir sakıncası, kanunda cezası falan yok. Neden böyle yapıyosunuz, keriz gibi top oynuyosunuz, allahını seven defansa gelsin diye bağırıyosunuz? Bakın Almanlar'a, aslanlar gibi 4 tane atıp gittiler. Birimiz de bişey dedik mi, Klose'yi tenhada kıstırıp dövdük mü? Sen söyle Şıvaynşıtayger sana bugüne kadar bir fiske olsun vurdum mu? Vurmadım... Ama şimdi bakıyosunuz koskoca Arjantin'e 6. dakikada atıyor golü, biz de sincap gibi bekliyoruz fark gelecek diye, ama yok, kalan 84 dakikada kahveciye çalışıyoruz. Bakın rica ediyorum, ileri, biraz daha ileri, arapaslarla ceza sahasının oraya gelin, kaleyi gördüğünüz yerden şut çekin. Hadi göreyim sizi"
Açıklamanın takımlar üzerinde olumlu etki yapacağı umuluyor.

21.06.2010 tarihli ekleme: Nitekim bu uyarı etkisini göstermiş ve o tarihten sonra oynanan bir çok maç üst bitmiştir. Hele Portekiz 7 tane salladı Kuzey Kore'ye, vay be!